İran ilişkileri, Türkiye’nin diplomasi perspektifiyle bölgesel güvenlik dinamiklerini inceliyor; güncel gelişmeler ve analitik değerlendirme.

Genel Merkez’de düzenlenen basın toplantısında Ömer Çelik, MKYK toplantısının ardından İran’a yönelik gelişmeleri ve bu süreçte Türkiye’nin tutumunu değerlendirdi. Eski kaderler üzerinden konuşulursa, yıllar önce nükleer müzakereler bağlamında Türkiye ve Brezilya’nın ortak bir yaklaşım arayışına girdiklerini hatırlattı. O dönemdeki anlaşmanın tam olarak sürdürülmesi halinde bugün karşılaşılan sorunların oluşmayabileceğini ifade etti. İRAN’A SALDIRILARIN MEŞRULUĞU YOK: Batılı güçlerin bu anlaşmayı canlı tutma konusundaki isteksizliği nedeniyle süreç çöktü ve şu an İran’a yönelik saldırı, hiçbir meşruiyet taşımamaktadır. Komşumuz İran’a karşı ABD ve İsrail’in giriştiği adımlar hukuksuz kabul edilmelidir; nükleer konularla ilgili müzakereler sürerken bu tür bir saldırı diplomasinin gerçeğine zarar vermektedir. Damla damla gelen bu durum, masanın kurulması ve diyalog yollarının takip edilmesi gerektiği vurgusunu güçlendirmektedir.
İRAN HALKININ YANINDA OLDUĞUMUZU İFADE ETMEK İSTİYORUZ: Sivil kayıplar ve öğrencilerin hayatını kaybettiği trajediler yaşanırken, İran halkına başsağlığı dilekleri iletiliyor ve dayanışmanın sürdürüleceği ifade ediliyor. İran’a yönelik saldırının artık durması ve masanın yeniden kurulması için inisiyatiflerin ortaya çıkması gerektiği belirtiliyor. CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, ALMANYA ŞANSÖLYESİ MERZ İLE GÖRÜŞTÜ: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mesajları, çatışmanın durdurulması ve çözümün masada aranması yönündeydi. Uluslararası toplumun egemenlik haklarına saygı gösterilmesi gerektiğinin altı çizildi. “BİR ÜLKEYE SALDIRI İÇİN O ÜLKENİN REJİMİ BAHANE EDİLEMEZ”: Üye devletlerin toprak bütünlüğüne yönelik saldırılar, uluslararası düzen açısından ciddi bir aşamaya geçiş anlamına geliyor ve rejim bahane edilerek müd blockage edilmemelidir. Müzakere süreçleri sürerken yaşanan bir saldırının meşruiyeti yoktur ve bu da küresel ölçekte olumsuz sonuçları beraberinde getirir.
“BUNDAN SONRA KİM MÜZAKERE YAPACAK?” sorusu, saldırıların devam ettiği koşullarda müzakere masasının güvenilirliğini sorguluyor. Böyle bir durum, tarafların güvenini zayıflatır ve süreçlerin zarar görmesine yol açar. Son gelişmeler sonrası uluslararası düzende yeni dinamikler ortaya çıkıyor ve klasik düzenin yerini çok daha karmaşık bir tablo alıyor. Bölgesel istikrar için bağımsızlık ve güvenlik denklemi yeniden yapılandırılıyor; müdahale eden aktörlerin bölgeyi daha da istikrarsızlaştırdığı artık netleşti. “ÜLKELERİN LİDERLERİNE SUİKAST DÜZENLEMEKLE ÖVÜNÜN NİHAİ GERÇEKlik” ifadesiyle İsrail ve ABD’nin girişimleri uluslararası hukuka aykırı olarak nitelendiriliyor. Suikast ve operasyon söylemlerinin uluslararası düzene zarar verdiği, rejim değişikliği hedefleriyle hareket eden adımların yalnızca kaos doğurduğu vurgulanıyor.
İRAN’IN KARDEŞ ÜLKELERE YÖNELİK FÜZE SALDIRILARI konusunda, kardeş İran halkının yanında olduğumuz belirtiliyor. Ancak savunma hakkını gerekçe göstererek başka ülkelerin topraklarına yönelik saldırılar da bölgesel çatışmayı tetikleyebileceği için kabul edilemez olarak tanımlanıyor. Türkiye, bu süreçte en güvenli ve istikrarlı çözümün masanın yeniden kurulması olduğuna inanıyor ve amasız bir diplomasi çabasını sürdürmeye kararlı olduğunu belirtiyor. “TÜRKİYE BU SÜREÇ İÇİN EN DOĞRU EV SAHİBİDİR” ifadesiyle, masanın yeniden kurulması için gerekli çabaların Türkiye’nin yürütücülüğünde olacağına vurgu yapılıyor. 4 ANA BAŞLIKTA TAKİP EDİLEN KONULAR başlığı altında değerlendirilen konular, göç potansiyeli, küresel enerji piyasaları ve ekonomik etkiler, güvenlik denkleminin güncellenmesi ve vatandaşların güvenliğinin korunması olarak özetleniyor. Göçle karşı karşıya kalınması durumunda koordineli çalışmanın gerekliliği, enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların etkileri ve kurumsal işbirliğiyle kriz yönetiminin sürdürülmesi gerektiği üzerinde duruluyor. Ayrıca yurt dışındaki vatandaşların güvenliği için başkonsolosluk ve büyükelçiliklerin 7/24 hizmet verdiği ve ihtiyaç halinde destek sağlandığı ifade ediliyor.