İran ve Hürmüz Boğazı olaylarının petrol piyasasındaki etkilerini, fiyat dalgalanmalarının arkasındaki dinamikleri ve güvenlik risklerini analiz eden kapsamlı bir inceleme.

ABD Başkanı’nın 27 Şubat açıklamaları, 26 Şubat’ta başlayan nükleer müzakerelerde İran’ın iyi niyetli ve açık bir tutum sergilemediğini belirtmesiyle piyasalarda risk algısını güçlendirdi. Aynı gün artan jeopolitik gerilimler, petrol fiyatlarında yükselişi hızlandırdı. Brent petrolü, kapanışa göre yaklaşık %2,8 artışla 73 dolar seviyesinde kapanırken Haziran 2025’ten bu yana en yüksek kapanışı gördü. WTI ise %2,6 artışla 67,17 dolardan işlem gördü.
Analistler, bu yükselişi artan savaş riski priminin yükselişine bağladı. ABD ile İsrail’in İran’a yönelik ortak operasyonlarıyla ilgili haberler 28 Şubat’ta piyasaların kapalı olduğu döneme denk geldi ve bu nedenle fiyatlar anlık tepki veremedi. Ancak Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinin durmayı neredeyse noktasına gelmesi, küresel enerji arzı konusundaki endişeleri tetikledi.
Pazartesi gününün açılışıyla birlikte Brent açısından görülen hareketli tablo, gün içinde yükselişini sürdürerek saat 11.56 itibarıyla yaklaşık %8,5 artışla 79,19 dolara çıktı. Aynı dakikalarda WTI için de yüzde 8,1’lik bir artış kaydedildi ve varil fiyatı 72,60 dolar olarak belirlendi. Katılımcılar, Asya piyasalarının açılmasıyla ham petrol piyasasında ek yükselişler bekliyor.
Bu dönemde doğal gaz fiyatları da gerilimin etkisiyle haftaya güçlü bir başlangıç yaptı. Hollanda merkezli TTF üzerinden nisan vadeli gaz kontratları saat 10.30 itibarıyla megavatsaath başına 40,81 avrodan işlem gördü; bir önceki gün 27 Şubat’ta 31,95 avrodan kapanmıştı. Böylece Avrupa gaz piyasası son bir yılın en yüksek seviyelerine yükseldi.
İRAN’IN PETROL ÜRETİMİ OPEC İÇİN KRİTİK OPEC içinde İran, yaklaşık 3,3 milyon varillik günlük üretimiyle küresel arzın %4 ila %4,5’ini sağlıyor. Ülkenin iç rafineri kapasitesi ise günlük yaklaşık 2,6 milyon varil. LPG dahil ihracat ise geçtiğimiz yıl ortalama 820 bin varil olarak kayda geçti.
HÜRMÜZ GEÇİDİ: STRATEJİK AĞININ KALBİ Dünyanın en kritik deniz geçiş noktalarından olan Hürmüz Boğazı’ndan her gün yaklaşık 20 milyon varil petrol ve petrokimya ürünü geçiyor. Bu güzergah üzerinden küresel petrol sevkiyatının üçte biri ile doğal gaz ticaretinin yaklaşık %20’si ulaşıyor. Uzmanlar, İran arzında bir düşüş olması halinde OPEC’in mevcut yedek kapasitesinin devreye girebileceğini belirtse de son dönemde bu tampon kapasitenin zayıfladığına dikkat çekiyorlar.
GÜNEY PARS VE DÜNYA DOĞAL GAZI İran, Güney Pars doğal gaz sahasıyla küresel gaz rezervlerinin önemli bir kısmını barındırıyor. Bu saha, Basra Körfezi’nde Katar ile paylaşılıyor ve İran tarafı Güney Pars olarak adlandırılan kısmı işletiyor. 2024 yılında İran’ın doğal gaz üretimi yaklaşık 276 milyar metreküp olarak gerçekleşti ve bunun büyük bölümü iç tüketimde kullanıldı. Tahminlere göre sahada bulunan yaklaşık 500 trilyon fit küp doğalgazdan yaklaşık 360 trilyon fit küpü ekonomik ve teknik olarak üretilebilir rezerv olarak değerlendiriliyor.