İmamoğlu davasındaki yeni ayrıntılar ve yasal taleplerin özeti: güncel gelişmeler, analiz ve etkileri kısa ve net bir özet halinde.

İstanbul 5. idare Mahkemesi’nde Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndaki duruşmaya Ekrem İmamoğlu ve avukatları katıldı. Duruşmaya CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İmamoğlu’nun eşi Dilek ve oğlu Selim İmamoğlu da izleyici olarak bulundu. Görülen süreçte mahkeme, duruşmayı tamamladı ve kararın 15 gün içerisinde açıklanacağını bildirdi.
İddianamede, İmamoğlu’nun diplomasının sahte olduğuna dair iddialar üzerinden başlayan süreçte KKTC’deki eğitim geçişlerinin usulsüz olduğuna ilişkin bulgulara yer verildi. İddianamede, YÖK’ün KKTC’de faaliyet gösteren kurumlar arasında sadece Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin tanındığı bilgisinin dikkate alınmadığı, yatay geçiş kontenjanlarının haksız olarak artırıldığı ve bazı öğrencilerin listelerde usulsüz değişikliklerle yeniden listeye alınmasının kaydedildiği belirtiliyor. İddianamede ayrıca, “Eşdeğer eğitim programları” kapsamında uygun görülen yükseköğretim kurumlarıyla ilgili işlemlerin, YÖK’ün kararları ve yazılarındaki yükümlülükleri ihlal ettiği ifade ediliyor.
İddianamede, İstanbul Üniversitesi’ne yapılan yatay geçiş sürecinde İmamoğlu’nun dosyasının incelenmesinde Doğu Akdeniz Üniversitesi’ne kayıtlı olduğu izleniminin ortaya çıktığı kaydedildi. Bu bağlamda, öğrenci kütük defterine Doğu Akdeniz Üniversitesi öğrencisi olarak kaydedildiği ve bunun, İmamoğlu’nun yatay geçiş işlemlerinin gerçek durumu yansıtmaması amacıyla sahte bir beyan oluşturulmasına yol açtığı belirtiliyor. İddianamede ayrıca, belgelerin sahte biçimde düzenlendiğine dair açıklamalar yer almakta ve belgelerin Doğu Akdeniz Üniversitesi’ne ait olmadığı ifade ediliyor.
BELGENİN SAHTE UNSURLU GÜNLÜK GEÇMİŞİ başlığı altında, İmamoğlu’nun sunulan evraklarının bir tanıtım broşürü ve bir transkriptten ibaret olduğu, içerik bakımından Doğu Akdeniz Üniversitesi’ne ait olmadığının net olduğu belirtiliyor. Bu durum, İstanbul Üniversitesi’nin kaydı Doğu Akdeniz Üniversitesi öğrencisi olarak gösterdiği ve resmi belgenin hileyle düzenlenmiş olduğu şeklinde özetleniyor. İddianamede, bu süreçteki davranışların kamuoyunda farklı bir algı oluşturacak şekilde hareket edildiğini, resmi belgelerde sahtecilik suçunun zincirleme biçimde işlendiğini öne sürüyor.
İMAMOĞLU, YATAY GEÇİŞ SÜRECİNDEKİ KAYDININ DOĞRULUĞU HAKKINDA AÇIKLAMALARINI YETERSİZ BULUNDU denilirken, İmamoğlu’nun kaydıyla ilgili gerçek durumun kamuoyuna yönelik beyanlarında netleşmediği ve bazı sitelerde yer alan bilgilerle Doğu Akdeniz Üniversitesi üzerinden yatay geçiş yapıldığı yönündeki iddiaların, resmi evraklarda sahteciliğe işaret ettiği aktarılıyor. İddianamede, İmamoğlu’nun bu konudaki sorulara cevap vermekten kaçındığına dikkat çekiliyor.
RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK suçuna iştirak edildiği ve bu evrakların yüksek lisans, askerlik hizmeti ve seçim kurulu gibi kurumlara sunulduğu ifade ediliyor. İddianamede, zincirleme resmi belge sahteciliği suçundan 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis cezaları talep ediliyor ve bu cezalarla birlikte bazı haklardan yoksun bırakılma talepleri de yer alıyor. Ayrıca sahte olarak elde edildiği iddia edilen evrakın müsadere edilmesi talep edilmekte.