İmamoğlu davasında itiraflar ve savunmalar; tutuklu Necati Özkan’ın ifadesi ve duruşma gelişmeleriyle güncel değerlendirme.

Devam eden yargı süreçlerinde 92 tutuklu ve 414 sanığın bulunduğu davada dikkat çekici ifadeler yer aldı. Lıman Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısında kurulan duruşma salonunda öğleden sonraki oturumla birlikte, İSTTELKOM AŞ Genel Müdürü tutuklu sanık Melih Geçek’in avukatı dinlendi. Ardından savcı, iddianamedeki 13. eylemde vatandaş verilerinin sızdırıldığı iddiasına ilişkin olarak, kişisel verilerin kaydedilmesi ile verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarından suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.
Sanık kürsüsüne çıkan Ekrem İmamoğlu’nun siyasi danışmanlığı yapan tutuklu Necati Özkan, kendisi için kimlik tespitinde iletişimci olduğu bilgisinin verildiğini, ancak bu davada siyasi danışman olarak yargılandığını belirtti. İddia edilen görevlerin kendisinde olmadığını vurgulayan Özkan, 387 gündür süren yargı sürecinde kendisini suçsuz ve masum olarak gördüğünü ifade etti. Soruşturmaya toplamda 826 kişinin dahil edildiğini, bunlardan sadece 37’sinin iddianamede yer aldığını dile getirdi ve geri kalan kişilerle ilişkisi olmadığını kaydetti. Üç suç isnadına muhatap olduğunu söyleyen Özkan, örgüt üyeliği, rüşvete aracılık etmek ve kişisel verilerin kaydedilmesiyle ilgili suçlamaları reddetti. Özkan, kamu görevi olmadığını, ihaleye karışmışlığının bulunmadığını ve imza yetkisi olmadığını vurguladı. Yegane faaliyeti olarak Ekrem İmamoğlu’nun seçim çalışmalarına dışarıdan destek sağlamak ve kampanyaları yönetmekle sınırlı olduğunu belirtti. Bu süreçte çalıştığı süre boyunca kariyerini CHP için yürüttüğünü ifade etti.
Özkan, suçlamaların üç kez değiştiğini belirterek, kendisini hedef alan açıklamaların bir “önyargı baskısı” olduğunu savundu. Baskı kurmak amacıyla Sayın Ekrem İmamoğlu’nun önünü tıkamak için bu adımların atıldığı iddiasını dile getirdi. Duruşmaya ilişkin olarak ise, konuşmalarında ülkenin geleceğini daha iyi bir yere getirmek için yürütülen çabaların neden suç unsuru olarak görüldüğünü sorguladı. Özkan, Ekrem İmamoğlu’nun kendisi için yalnızca dost ve yol arkadaşı olduğunu ifade ederek, onun seçim başarısının ülkenin birleşmesine katkıda bulunduğunu söyledi ve destek vermenin bir onur ve vatandaşlık görevi olduğunu savundu.
Duruşma, Pazartesi gününe ertelenirken, salonda dikkat çekici sözler uzlaşmacı bir tonla aktarıldı. Davanın ilerleyen aşamalarında savunmalar ve delillere ilişkin yeni gelişmelerin belirlenmesi bekleniyor.