İlamsız icra takibi ve muhtar tebligatı: Yanlış süreçlerin ev ve araç haczine yol açmasını önleyen doğru adımlar ve hukuki bilinç.

Bir diş hekimiyle yapılan tedavide 12 diş için ödeme baskısı bulunan N.E., tedaviye başladıktan sonra ilk dişte yaşadığı sorun nedeniyle tedaviyi sürdürmek istemedi. Ancak bu süreç, başka bir klinikte devam ederken diş hekimince kendisi hakkında ilamsız icra takibi başlatılmasına yol açtı. İcra tebligatı muhtara iletilince N.E., haberi olmadan evi ve aracına haciz konulduğunu öğrendi. Çocuklarının yardımıyla borcu ödeyen kişi, süreçle ilgili mahkemeye başvurmaya hazırlanıyor.
“EVİNE VE ARACINA HACİZ KONULUYOR” ifadesiyle konuyu gündeme taşıyan Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin, vatandaşların hizmeti alırken karşılaştığı bu tür durumların, başlangıçta net bir şekilde anlaşılmaması ve ardından icra süreçlerinin hızlı ilerlemesi sonucunda mağduriyet yaşandığını belirtti. Şahin’e göre, diş hekimi tarafından 12 diş için yapılan anlaşma sonrası bazı dişler için sorunun çıkması halinde kalan hizmetin tamamlanmaması, sonrasında ise bu bedelin ilamsız icra olarak vatandaşın haberi olmadan tahsil edilmesi gibi çatışmalı bir süreç doğuyor. “Vatandaş, ödemeyi yaparken de savunmasını sürdüremediği için ev ve araç haczi gibi sonuçlarla karşılaşıyor ve çocuklarının desteğiyle durumu düzeltmeye çalışıyor” diye konuştu.
Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin (Fotoğrafta)
“MUHTARA TEBLİGATIN KALDIRILMASI GEREKİR”
Şahin, mevcut uygulamanın zamana karşı yarışan bir yaklaşım gerektirdiğini vurgulayarak, muhtar tebligatının günümüzde vatandaşın günlük yaşam akışını zorlaştırdığını savundu. Eskiden muhtarın tebligatı hemen ilettiği dönemin artık geride kaldığını belirten Şahin, “Kişinin kendisine tebligat yapılması şartını netleştirmek ve e-Devlet üzerinden bildirim mekanizması kurmak gereklidir” dedi. Mağduriyetin azaltılması için ilamsız ödeme emrinin yeniden yapılandırılması ve muhtara tebligatın kaldırılması gerektiğini ifade etti.
“MAAŞINIZA HACİZ KONABİLİR”
İlamsız icra hakkında açıklama yapan Şahin, bu sürecin belgesiz ve kanıtsız ilerlediğini söyledi. “Bir senet, sözleşme ya da alışveriş kaydı olmadan, sadece ‘alacağım var’ diyerek bir yazı gönderiliyor ve eğer muhtara tebliğ edilirse ya da evde bulunmazsanız süreç hızla kesinleşebiliyor. Bu durum vatandaşlar için ciddi bir risk oluşturuyor; özellikle maaşınıza ve araçlarınıza haciz gelebilir” ifadelerini kullandı. Vatandaşların tebligatla karşılaştıklarında derhal itiraz sürecini başlatmaları gerektiğini vurguluyor.