Hıçkırık nöbetleriyle yaşayan yaşlı birinin 4 yıllık sürecinde klinik başarı ve hızlı iyileşme yolculuğu

Hanifi Özdemir, 65 yaşında olmalarına rağmen yaklaşık dört yıldır sürüp giden hıçkırık nöbetleriyle boğuşuyordu. Nöbetler, aralıklarla 4-5 gün sürüyor ve sonrasında kısa bir kesinti yaşanıyordu. Bu durum günlük yaşamını zorlaştırıp uyku ve beslenme düzenini olumsuz etkiliyordu.
Yaşadıkları hakkında konuşan Özdemir, ilk başlarda hıçkırığın ne zaman geleceğini kestiremediğini belirtti. Nöbetler başladığında vakitsiz ve sürekli bir rahatsızlık yaşıyordu; gece gündüz hiçbir an dinmek bilmeyen bu ataklar, yemek yemeyi ve konuşmayı bile güçleştirdi. Kendisine destek olan yakınlarının tavsiyesiyle Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’ne başvurduktan sonra, tetkikler ve muayenelerin ardından tedaviye alınan hastanın süreç içerisinde hıçkırıkları yaklaşık 4-5 gün süren yoğun dönemin ardından tamamen ortadan kalktı.
“Hıçkırık geldiğinde 4-5 gün boyunca hiç kesilmiyordu” diye anlatan Özdemir, dört yıl önce başlayan bu şikayetin giderek daha rahatsız edici hale geldiğini ifade etti. Tedavisinin ardından nöbetlerin sona ermesiyle eski günlerine döndüğini ve artık bayram havasında memleketine gidiyor olmanın sevincini yaşıyor.
“Tedavi sonrası hastamızda hıçkırık görülmüyor” sözleriyle değerlendirme yapan Bilkent Şehir Hastanesi Geriatri Kliniği Uzmanı Doç. Dr. Rana Tuna Doğrul, uzun süredir devam eden hıçkırık şikayetinin günlük yaşamını etkilediğini vurguladı. Hastanın daha önce farklı merkezlerde yapılan tetkiklerine rağmen sorunun sürmesi üzerine klinik değerlendirme yeniden yapıldı ve uygun tedavi başlatıldı. Yaklaşık 4-5 gün içinde hastanın hıçkırıkları tamamen geçti ve dirençli şikayet artık bulunmuyor.
Geriatri Kliniği Uzmanı Dr. Kübra Erdoğan ise hıçkırığın diyafram kasının istemsiz kasılmasıyla ortaya çıkan geçici bir durum olduğunu belirtti. 48 saatten uzun süren hıçkırığın beslenme, uyku ve günlük yaşamı etkilemesi durumunda mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyledi. Ayrıca birçok nedene bağlı olarak ortaya çıkabileceğini ifade eden Erdoğan, beyin enfeksiyonları, akciğer hastalıkları, kalp sorunları, bağırsak sistemi rahatsızlıkları, ilaç yan etkileri ve psikojenik nedenlerin hıçkırığa yol açabileceğini belirtti. Özdemir’e yapılan tetkikler sonucunda organik bir patoloji saptanmadı ve hastanede mevcut reflü şikayetinin de azaldığı, somatizasyon bulgularıyla tedaviye iyi yanıt verdiği vurgulandı. Şu an için başvurusundan bu yana hıçkırık görülmediği ifade edildi.