Yaşsız mizahla yeniden sahnelere dönüş: Hadi Öldürsene Canikom ile kahkaha dolu bir yolculuğa çıkın, güldürmeye devam eden benzersiz bir deneyim.

İki yaşlı kadının evine gelen bir havagazı memuru üzerinden anlatılan bu yapıt, Aziz Nesin’in mizahına yaslanan yalnızlık ve sevgisizliğin doğasını sıradan diyaloglar içinde irdeliyor. İlk kez İstanbul Tiyatrosu tarafından 1994-1995 sezonunda sahnelenen eser, farklı toplulukların yorumlarıyla yeniden seyirciyle buluşmaya devam ediyor. Şimdiyse Vigor Kültür Sanat Yapımı’nın katkılarıyla yeniden sahneye taşınıyor. Oyun, 26 Mart günü Ortaoyuncular Ses Tiyatrosu’nda prömiyer yapacak.
Oyun yaşsız ifadesiyle yola çıkan yapımda yönetmenlik ve dekor tasarımı Barış Dinçel’e emanet. Dinçel, Nesin’in eserini kendi bakış açısıyla şöyle değerlendiriyor: “Yaş sınırını aşan bir mizahla, kadın-erkek ilişkileri, yaşlanma ve içindeki çocukluğun hâlâ canlılığı üzerinden pek çok anı kuruyoruz. Nesin ile paralellikler kurarken oyunu “yaşsız” olarak tarif etmek, bu özgün yaklaşımı daha net ortaya koyuyor.”
Günay Karacaoğlu ise ustaca yazılmış bir klasik olan Nesin’in oyununu sahneye taşımanın heyecanını paylaşıyor: “Bu dönemde de Nesin’in sözlerine ve mizahına ihtiyaç duymak hep canlı. Onun dili ve ince hicviyle seyirciye ne anlatmak istediğimizi olabildiğince açık ve etkili şekilde aktarmaya çalışıyoruz.”
Zeynep Kankonde ise metni gün yüzüne çıkarırken modern dünyadaki yalnızlığı vurucu bir şekilde işliyoruz diyor: “Tekstü günümüze uyarlarken, oyunun romantik ve neşeli görünümünün altında yatan gerçekliği mizahı boğmadan ve acıyı aşırı dramla büyütmeden aktarıyoruz. Dizlerimizi dövmeden ve kayıtsızca yaklaşmıyoruz; rasyonel bir bakışla hareket ediyoruz.”
Ustalara selam olsun diyen Bülent Alkış, oyunun zamansız bir konuya sahip olduğuna vurgu yapıyor: “İnsani meseleler her dönemde geçerli; Nesin’in hiciv ve altını çizdiği noktalar bugün de tazeliğini koruyor. Onları canlı tutup, seyirciye doğal bir akış içinde sunmaya çalışıyoruz. Prömiyer Ses Tiyatrosu’nda ve bu sohbetin en etkileyici yanlarından biri de geçmiş ustaların ruhuna saygı duruşu.”