DOLAR
48,9631
EURO
55,7301
ALTIN
6.737,58
BIST
12.888,33
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
23°C
İstanbul
23°C
Çok Bulutlu
Cumartesi Parçalı Bulutlu
24°C
Pazar Hafif Yağmurlu
22°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
20°C
Salı Yağmurlu
18°C

Güvenlik Dinamikleri ve Ada Silahsızlandırma: Lozan’dan Montrö’ye Türkiye-Yunanistan Gerginliği

Lozan’dan Montrö’ye Türkiye-Yunanistan gerginliğini güvenlik dinamikleriyle analiz eden derinlemesine bir inceleme ve Ada silahsızlandırma tartışması.

Güvenlik Dinamikleri ve Ada Silahsızlandırma: Lozan’dan Montrö’ye Türkiye-Yunanistan Gerginliği
19.03.2026 07:12
A+
A-

İtilaf Devletlerinden bağımsız hareket eden adaların silahsız statüsü, 1914’ten bu yana uluslararası meselelerin odak noktası oldu. Doğu Ege’nin bazı adaları, I. Balkan Savaşı sonrası başlayan süreçte Yunanistan’ın işgaline uğradı ve 1913 Londra Antlaşması itibarıyla bu karar, Avusturya-Macaristan, İngiltere, Fransa, Rusya, İtalya ve Almanya gibi devletlerin onayını aldı. 1914’e gelindiğinde Limni, Semadirek, Midilli, Sakız, Sisam ve Ahikerya adaları, Altı Devlet Kararı ile silahsızlandırılarak Yunanistan’ın hakimiyeti altına bırakıldı. Bu durum Lozan Barış Antlaşması’nda netleştirildi ve 13. maddeye ek olarak Boğazlar Sözleşmesi’nde Limni ile Semadirek’in silahsızlandırılma koşulları yeniden düzenlendi. 1936 Montrö Sözleşmesiyle Lozan’ın ilgili hükümleri geçerliliğini sürdürse de Limni ve Semadirek için yeni bir silahlanma izni bulunmadı. 1947 Paris Barış Antlaşması ile Meis ve 12 Adalar, silahsız kalmak kaydıyla Yunanistan’a verildi. Artan gerilimler karşısında Türkiye, adaların statüsüne aykırı hareket eden Yunanistan’a karşı uluslararası platformlarda protestolarını sürdürdü ve 2021’de bu durumu iki mektupla BM Genel Kurulu ile Güvenlik Konseyi’ne taşıdı.

Patriot sistemi gündeme geldiğinde Yunanistan, Ege ve Doğu Akdeniz’de konvansiyonel güç kullanma politikalarını güçlendirme imasını sürdürdü. Basına yansıyan haberlere göre Kerpe Adası’na Patriot hava savunma bataryası konuşlandırıldı; bu adalar Paris Barış Antlaşması’na göre gayri askerî statüde olduğundan tartışma yaratıyor. Limni Adası’na ise F-16 konuşlandıracağı iddiaları da gündemde. Lozan’a göre gayri askerî statü olan Limni’nin de bu yönde bir adım olarak görülebileceği konuşuluyor. Ayrıca 12 Adalar grubundan Keçi Adası’nda 2022 yılında askeri yapılaşma ve ağır silahlar görüntülendiği iddiaları paylaşılmıştı.

Kerpe Adası ile Limni arasındaki mesafe yaklaşık 57 deniz mili (105 km) olarak belirtiliyor; Limni Türkiye’ye 27 deniz mili (50 km) mesafede bulunuyor. En yakın diğer adalar ise Sisam (0,8 deniz mili), Meis (1 deniz mili), İstanköy (2,2 deniz mili), Sömbeki-Sakız (4,3 deniz mili) ve Midilli (5,3 deniz mili) olarak kaydedildi.

Uluslararası platformlardaki görüşler şu sıralarda Türkiye, Yunanistan’ın adaları silahlandırmasını NATO, AB, Troyka ve ABD dahil çeşitli uluslararası mekânlarda gündeme taşıdı. Bu konudaki analiz ve yorumlar uzmanlar tarafından değerlendirilmeye devam ediyor.

UZMANLAR MİLLİYET’E DEĞERLENDİRDİ ‘Tahrik edecek bir politika izliyor’ Emekli Büyükelçi Uluç Özülker, Yunanistan’ın Türkiye ile doğrudan çatışmaya girmediğini ancak dış aktörlerle kurduğu ilişkileri kullanarak askeri bir avantaj arayışında olduğunu belirtiyor. Türkiye’nin tepkilerinin esas olarak, adaların tek taraflı silahlandırılmasına karşı olduğunu vurguluyor. “Bir adaya asker koymak, savaşın ilk adımlarından biri olarak değerlendirilebilir; ancak bu, gerçek bir üstünlük sağlamaz” diyor. Karasuları meselesinin de iki taraf için kırmızı çizgi olduğunu ifade ediyor. “Anlaşma askıya alınabilir” söylemi ise Lozan’a atıfla, Yunanistan Lozan hükümlerine uymuyorsa Türkiye’nin karşı adımlar atabileceğini ima ediyor.

Türkiye’nin güvenlik perspektifi Emekli Korgeneral Mehmet Okkan, mevcut durumun ikili bir anlaşmaya dayanmadan sürdüğünü ve bu tür emrivakilere karşı Türkiye’nin kararlı bir duruş sergileyeceğini belirtiyor. Yunanistan’ın yayılmacı eğilimleri karşısında, Türkiye’nin ulusal güvenlik çıkarlarını korumak adına gerekli adımları atacağını vurguluyor.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.