Gümrük Birliği ve Türkiye-AB ilişkilerinde 30 yıllık yol haritası: Made in EU ve yatırım dinamiklerini keşfedin.

AB’nin, Türkiye’nin en önemli dış ticaret ortağı konumunda olduğunu yineleyen konuşmada, 1995’te başlayan Gümrük Birliği sürecinin bugün Türkiye-AB ilişkilerinin merkezinde yer aldığı vurgulanmıştır. 1995’ten itibaren toplam ticaret hacminin hızla büyüdüğü ve 2025’te 233 milyar dolar seviyesine ulaştığı belirtilmiş; bu artış, ihracat ve ithalata yönelik paylarda da dikkat çekici oranlar sunmuştur. Özellikle ihracatta AB’nin payının yüksek olması, Türkiye için Avrupa pazarının stratejik önemini ortaya koymaktadır. Ayrıca, son 30 yılda yapılan işlemlerin, sadece ticaretle sınırlı kalmadığını; doğrudan yatırımların da bu kapsamda kilit rol oynadığını ifade eden konuşmacılar, Avrupa kökenli firmaların Türkiye ekonomisindeki etkisine değinmiştir.
Bakan Mehmet Ö. Bolat, 2003-2025 döneminde Türkiye’ye 287 milyar dolar doğrudan yatırım girişinin olduğunu ve bu yatırımların yaklaşık yüzde 70’inin AB menşeli olduğuna işaret etmiştir. Avrupa sanayisiyle entegrasyonun, Türkiye için vazgeçilmez bir bağı olduğunu belirten konuşmacılar, Avrupa Birliği içinde de Türkiye ile dostane ilişkilerin ve karşılıklı çıkarların güçlü bir zemin oluşturduğunu ifade etmiştir. Bu bağlamda, Sanayi Hızlandırma Yasası taslağının kabulüyle Gümrük Birliği’nin modernizasyonunun da desteklendiği kaydedilmiştir. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, Türkiye ile AB arasındaki ticareti ve AB yatırımlarının güvence altında kalmasını güçlendirecek bir adım olarak görüldü.
Avrupa Birliği Liderlerine Yönelik Kapsamlı Mektuplar başlığı altında, Made in Europe konusunun aralık ayında gündeme geldiği ve bu süreçte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Avrupa Birliği liderlerine ilettiği kapsamlı mektupların kayda değer olduğu ifade edilmiştir. Ayrıca, gündelik temaslar ve telefon görüşmeleriyle kaygıların ve beklentilerin iletildiği, özel sektörün koordineli çalışmalarıyla AB sanayisinin zarar görebileceğine dair endişelerin paylaşıldığı vurgulanmıştır. Özellikle Gümrük Birliği güncellemesi konusunda olumlu ve yapıcı bir diyalog sürdürüldüğü belirtilmiştir. Dünya ticaretinin daha güvenli ve çeşitlendirilmiş tedarik zincirleri arayışında olduğu dijital ve jeopolitik dönüşüm çağında, küresel değer zincirlerinin yeniden şekillendiği ifade edilmiştir.
Bolat ayrıca, küresel ölçekte sanayi ürünlerinde gümrük vergilerinin 2025 itibarıyla yükselişe geçtiğini ve bu eğilimin Türkiye’nin dış ticaret dinamiklerini nasıl etkileyebileceğini analiz etmiştir. Türkiye’nin büyüme performansına değinilirken, deprem sonrası zorlukların üstesinden gelinerek 1,6 trilyon dolarlık milli gelirle dünyanın 16. büyük ekonomisi konumuna ulaşıldığı belirtildi. Satın alma gücü paritesine göre dünyanın 11. büyük ekonomisi olan Türkiye’nin kişi başına gelirinin 18 bin 40 dolar seviyesine çıktıği ve toplam ihracatın 396 milyar dolara ulaştığı ifade edilmiştir.
“Made in EU” Kapsamında Türkiye’nin Varlığı konusunda ise İKV Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, Gümrük Birliği’nin 1995’ten bu yana Türkiye-AB ilişkilerinin kilit taşı haline geldiğini belirterek, Türkiye’nin AB için önemli bir ticaret ve ihracat ortağı olduğunu vurgulamıştır. Ticaret açığının bazı rakiplerle karşılaştırıldığında hâlâ mevcut olduğunu hatırlatan konuşmacılar, Türkiye’nin “Made in EU” kapsamında yer almasının kendilerini çok mutlu ettiğini ifade etmişlerdir. Bu ifade, sanayi açısından AB ile olan işbirliğinin geleceğe dönük güçlendirilmesini simgeler niteliktedir.