DOLAR
50,1498
EURO
55,9219
ALTIN
6.556,39
BIST
11.482,60
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
11°C
İstanbul
11°C
Az Bulutlu
Pazartesi Çok Bulutlu
13°C
Salı Hafif Yağmurlu
12°C
Çarşamba Az Bulutlu
16°C
Perşembe Çok Bulutlu
18°C

Gözün Yağını Yiyelim: Kelle Mutfağının Sıra Dışı Hikayesi

Gözün Yağını Yiyelim: Kelle Mutfağının sıra dışı hikayesiyle lezzeti ve geleneksel öyküyü keşfedin. Kültür, mizah ve tarifler bir arada.

Gözün Yağını Yiyelim: Kelle Mutfağının Sıra Dışı Hikayesi
18.02.2026 14:24
A+
A-

Günlük sohbetlerde sıkça duyulan ve sevgiyle beğeni ifade eden bir söz: gözünün yağını yiyeyim. Bu deyimin kökeni, Anadolu’nun zengin mutfak kültürüne uzanır ve Sivas’ın kelle tarifiyle özdeşleşmiştir. Kelle’nin en yağlı ve lezzetli kısmı olarak bilinen göz, zamanla mecaz bir anlam kazanmış ve söze dönüştürülmüştür. Küçük bir not olarak baştan başa anlatılması gereken bu hikâye, sofraların ötesinde bir gelenek olarak da varlığını sürdürür.

Kelle söz konusu olduğunda, kış aylarında özenle hazırlanan bu yemeğin evreleri akla gelir. Temizlenen kuzu ya da koyun başı önce uzun bir kaynatma sürecinden geçer, ardından taş fırında saatlerce pişirilerek tabağa hazırlanır. Yaklaşık on altı saatlik emek, sonunda kelleyi servis için hazır hâle getirir ve bu sürecin en kıvamlı, en yağlı bölümü olan göz kısmı öne çıkar. Bu bölüm damakta zengin bir tat bırakırken, sözleşme haline gelen ifadeler de insanların takdirini ifade etmek için kullanılır.

“Gözünün yağını yiyeyim” ifadesi, günümüz kullanımlarında da sevgi, hayranlık ve takdirin sıcak bir gösterge olarak karşımıza çıkar. Kelleye dair bu kültürel miras, yalnızca bir yemek olarak kalmaz; aynı zamanda gelenekler ve söz sanatının birleştiği bir köprü olarak nesilden nesile aktarılır.

“Kelleyı yemeye gözden başlanır” ifadesi, kellenin en gözde kısmının lezzetiyle ilişkilendirilir. Eren Sönmez adlı ustanın aktardığına göre, bu söz atalarımızdan miras kalan bir değeri anlatır: birinin değerini göstermek için önce gözden başlanır ve bu bölümün lezzetiyle adjacenta bir saygı ifade edilir. Kelleye dair bu yaklaşım, göz kısmının yenmesi gerektiğini vurgular; aksi halde yemeğin tamamı eksik sayılır.

“Bu söz kellenin özelliğinden gelir” diyenler de vardır. Göz kısmını yemeden kelleyi tükettiğini iddia edenler, bu sözün kellin karakteristik özelliğinden doğduğunu belirtirler. Böylece, dilimizdeki bu deyim sadece bir yemek tarifiyle sınırlı kalmaz; aynı zamanda kelle kültürünün ve sofraya düşkünlüğün bir yansımasıdır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.