Gözlük kusuru ve göz kaybı davasında ailenin iddiaları, hekimlik sorumluluğu ve tıbbi gözlem sonrası haklarınızı öğrenin.

Mehmet ve Netice Yıldırım çifti, doğuştan şaşılık nedeniyle tedavi gören kızları Şeyma için 31 Ekim 2024’te bir optik mağazadan reçeteyle gözlük aldırdı. İddialara göre, 9 Eylül 2025’te evlerinin önünde arkadaşlarıyla oynarken düşen Şeyma’nın gözlük camı kırıldı; kırık parçalar sağ göze battı. Çocuğun gözü kanayınca En yakın hastaneye kaldırıldıktan sonra Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi ve tedavi süresi boyunca tüm görme yetisini kaybettiği belirtildi.
‘Gözlüğün plastik/organik olması beklenirken cam çıktı’ iddiasıyla aile, gözlüğü satan optik işletmeyi ve gözlük camının güvenlik özellikleri konusundaki yanlış bilgilendirmeyi suçladı. Olay sonrasında hukuki yollara başvuran aile, tedavi sürecinde yaşanan gecikmeleri de gerekçe gösterdi ve avukatları aracılığıyla ilgili kişiler hakkında suç duyurusunda bulundu.
‘Kızımın geleceği gitti’ diyen baba Mehmet Yıldırım, gözlük camının plastik olması gerektiğini düşündüklerini ancak gerçek olarak cam çıktığını ve kırık parçaların sağ göze zarar verdiğini ifade etti. Hastaneye başvuru sürecinin uzadığını belirterek, adaletin yerini bulmasını talep etti. Anne Netice Yıldırım ise kızının utanması ve okul yaşantısının etkilenmesi nedeniyle kaygılarını dile getirerek, şikayetlerini tekrarladı.
‘Doktor ihmalinin de rolü olabilir’ diyen avukat Gurbet Bilbay, aileye destek vererek şu görüşleri paylaştı: Ailenin zarar gördüğünü ve gözlüğün güvenlik özelliğiyle ilgili bilgi eksikliği nedeniyle mağdur olduklarını belirttiklerini aktardı. Olayın doktor ihmaline işaret ettiğini ifade eden Bilbay, 24 saatten fazla bekletilmenin müdahale gecikmesine yol açtığını ve erken müdahale edilseydi might farklı sonuçlar doğurabileceğini savundu. Bu kapsamda hem optik firmanın hem de doktorun sorumlulukları için yasal yolların kullanıldığını ve devlet desteği talebinin sürdüğünü kaydetti.