Ana başlık için akıcı, 160 karakteri aşmayan türkçe meta açıklaması: Gemileri Yakmak: Unutulan Kahramanların Anadolusu ve Antep Hikayesi üzerine derinlemesine bir anlatı, kahramanlık ve tarih duygusunu keşfeder.

Ulusal kurtuluş mücadelesinin izleri, yalnızca büyük komutanların veya resmi tarihin sayfalarında görünmez. Bahadınlı, kentini ve ülkesini savunan işçilerle, yoksullarla ve adsız kahramanların omuzlarında yükseldiğini hatırlatıyor. Eserin merkezinde Antep var; bir yanda Fransız işgaline karşı direnenler, diğer yanda işgalciyi ağırlayan ve onunla aynı sofrada bulunanlar. Bu iki dünya arasındaki sınırları keskin bir dille çizerken, roman sadece savaş yıllarını değil, sonrasını da sorguluyor.
Zaman ilerledikçe memleket için mücadele eden halkın çocuklarına miras kalan zenginlikler değil, yeniden başlayan yokluklar dönemi çıkıyor karşılarına. Okur, Memo ve ailesinin hikâyesi üzerinden bu kentin hafızasına yolculuk yapıyor. Antep hatlarında Musdo’nun ayak izleriyle başlayan izler, yıllar sonra Memo ile yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Antep’in gençlerinden biri olarak öne çıkan bu karakterin dönüşümüne tanık olurken, aynı zamanda bir memleketi anlamanın da adımlarını atıyoruz.
Kurgunun tarihsel gerçeklikle iç içe geçmesi, Antep’in kahramanlarını yeniden hatırlatıyor ve şu temel soruyu akıllara getiriyor: Bu toprakları kuranlar kimlerdi ve bu mücadeleyi verenlerin öyküleri neden tarihin kenarında bırakıldı?