Erdoğan, milletimizin dayanışmasıyla 6 Şubat sonrası yeniden inşa sürecini ve geleceğe umutla yürüyüşü vurguluyor.

Millet olarak yüreğimize düşen o büyük ağrıyı hatırlatarak başlamak istiyorum: 6 Şubat depreminde hayatını kaybedenleri rahmetle anıyor, geride kalan kardeşlerimizin yaralarını birlikte sarıyoruz. Her bir kayıp için Allah’tan sabır diliyor, geride kalanlara ise güçlü bir dayanışmayı miras bırakıyoruz. Bu sınavı atlatırken, acılarımızı unutturmaya çalışırken dertlerimizi paylaşmaya devam edeceğiz.
Bir millet olarak yüzleştiğimiz en ağır sınavlardan biri olan bu süreçte gösterdiğimiz metanet ve dirayet, diriliğimizin en önemli göstergeleridir. Osmaniye başta olmak üzere deprem bölgesindeki illerde, geleceğe güvenle bakmayı sürdürürken, birbirimize olan desteğimizi ve dayanışmamızı hiç eksik etmeyeceğiz. Yıkımların ardından yeniden inşa için verilen çabalar, milletimizin birlik ve beraberliğinin en somut ifadesidir.
Ekonomik etkiler açısından bakıldığında, 6 Şubat depremlerinin doğrudan maliyeti ve ardından oluşan yükler tarafımıza bu dönemdeki adımları belirledi. Depremlerin etkilediği 2 milyon 352 bin binadan yaklaşık 39 bin 555’i yıkıldı; 199 binin üzerinde bina ağır hasar aldı ve 36 bin yapı orta hasarlı hale geldi. Böyle bir felaketin ekonomik maliyeti 104 milyar dolar (dolaylı etkilerle birlikte) olarak kayda geçti. Devlet olarak, deprem anından itibaren harekete geçtik ve sahaya 650 bin personel yönlendirdik; kurumlar, güvenlik güçleri, STK’lar ve hayırseverler bu süreçte büyük bir adanmışlık gösterdi.
“Deprem turistlerinin atmaması gerektiği ithamlar, iftiralar ve dezenformasyonlar karşısında da toplumsal dayanışmamızı sürdürdük.” Bu süreçte, yereldeki çalışmalarla vatandaşlarımızın hayatını kurtarmaya, onlara güven ve gelecek sunmaya odaklandık. Bir yandan evlerimizi, altyapıyı ve hizmetleri yeniden inşa ederken, diğer yandan eleştirilere göğüs gererek hedeflerimize yürümeyi sürdürdük.
909 milyar dolara yaklaşan yatırım etkisi ile 11 ildeki şehirleşme ve yaşam alanlarını yeniden yapılandırdık. Şehirlerimizin yeniden inşası, konut ve iş yeri bağlamında belirlenen hedeflerle ilerledi; 455 bin 357 bağımsız bölümü tamamlayıp, Hatay’da 455 bininci afet konutunun anahtarını hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik.
“Hizmet odaklı bir yaklaşım” ile ana muhalefet partisi çevrelerinin eleştirilerine rağmen, projelerimizin hayata geçmesi için çalışmaya devam ettik. Eserlerimizi konuşmanın en iyi yolu, onları gerçeklerle somutlaştırmaktır. Projelerimizin ve yatırımlarımızın toplum yararına olduğunu kanıtlayan sonuçlar, kamuoyunun da dikkatini çekmektedir.
Toplam maliyet ve kaynak kullanımı açısından bakıldığında, deprem sonrası hasarların telafisi için bugüne kadar yaklaşık 3.6 trilyon TL (yaklaşık 90 milyar USD) kaynak kullanıldı. 2026 bütçesinde ise deprem bölgelerinin toparlanması için 653 milyar TL ödenek öngörüldü. Eğitim alanında önemli adımlar atılarak, 119 bin 200 derslikten 900 bin 800’ü eğitim görünür kılındı ve toplam derslik sayısı 126 bin 675’e ulaştı.
Yaşanan süreçte adalet ve güvenlik altyapısını güçlendirmek amacıyla, 11 ildeki adalet binaları, ceza infaz kurumları ve emniyet- jandarma altyapıları yeniden tesis edildi. 60 emniyet binası, 29 jandarma hizmet binası ve 143 binanın güçlendirme çalışmaları tamamlandı. Ayrıca huzurevleri, çocuk evleri ve sosyal hizmet merkezleri gibi afet bölgelerindeki sosyal altyapılar da yeniden hayata geçirildi.
Ulaşım ve enerji yatırımları için ayrılan kaynaklar, yaşam kalitesini iyileştirecek şekilde kullanıldı. Ulaşım yatırımları için harcanan toplam tutar 80 milyar TL’yi aştı; 294 kilometrelik yeni bağlantı ve imar yolları ile 11 deprem ilinde 8 bin kilometre boru hattı kuruldu. Demiryolu hatlarının onarımı, Hatay ve Malatya havalimanlarının onarımıyla sivil uçuşlara açılması gibi adımlar, bölgelerin yeniden hareketlenmesini sağladı. Bugün açılışa sunulan 12.557 bağımsız bölüm ile 67.813 metrekarelik millet bahçesi ve toplam yatırımları 74 milyar 961 milyon TL olan 116 kalem yatırım, bölge halkının hizmetine sunuldu. Ayrıca 500 bin sosyal konut hedefi kapsamında Osmaniye’ye 2,990 konut tahsis edildi; söz verilen teslimat takvimine sadık kalınarak konutlar zamanında sahiplerine verilecektir.
Sonuç olarak, deprem sonrası süreçte milletimizin güven ve dayanışma duygusunu güçlendiren adımlar atıldı. Meşru hedeflerimize kararlı bir şekilde yürümeye devam edeceğiz ve hiç kimsenin bu süreçte geride kalmasına izin vermeyeceğiz.