Duruşmada savunmalar ve şirketler arasındaki olası anlaşmazlıklar hakkında net ipuçları ve çözüm önerileri sunan kapsamlı bir rehber.

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda, tutuksuz sanık iş insanı Mustafa Başar Arıoğlu’nun savunması alındı. Arıoğlu, geçmişte yöneticiliğini üstlendiği projeler arasında İstanbul Metrosu, İzmir Metrosu, Dubai Metrosu, Avrasya Tüneli ve Çanakkale Köprüsü gibi çok sayıda önemli yapı olduğunu belirtti. Şirketlerinin İstanbul’un ilk metrosu inşasında kendisinin de şantiye şeflerinden biri olduğunu ifade etti. İdari ihaleyi tamamen ihale komisyonunun düzenlediğini savunan Arıoğlu, “İlave biçimde önceden belirlenmiş bir anlaşmanın doğru olmadığı” görüşünü tekrarladı. İlk ihalenin iptal edilmesi ve ikinci ihalede her iki ihaleden de eli boş çıkılması durumunun böyle bir anlaşmanın olmadığının en net göstergesi olduğunu kaydetti.
Belediye tarafından şirketlerine davet yapılması üzerine ihaleye katıldıklarını anlatan Arıoğlu, bu katılımın şirketlerinin 35 yıl önceki İstanbul metrosu projesiyle olan bağlantısına dayandığını ifade etti. Fatih Keleş ile Haliç’teki bir tesisde görüştüklerini ve şu şekilde konuştuğunu aktardı: belediye talep ederse sosyal yardım işlerinin yapılacağına dair söylentilerin bulunması halinde, bu taleplerin nitelikli ve sınırlı olması gerektiğini, imalat süreçlerini etkileyebilecek taahhütlerden kaçınılacağını belirtti. Herhangi bir taahhüt veya söz verilmediğini ve görüşmenin ardından ortaklar arasındaki uzlaşmanın sağlandığına vurgu yaptı. Ayrıca Fatih Keleş ile ihalenin sonuçlanmasına kadar başka bir temas kurulmadığını ifade etti.
Arıoğlu, rekabet şartlarının yeterince oluşmadığı gerekçesiyle ihalenin iptal edildiğini söyleyerek, Fatih Keleş ile bu süreçte başka bir anlaşmazlık veya maddi menfaat paylaşımına gidildiğine dair bir görüşünün olmadığını savundu. Kendisine veya yönlendirdiği kişilere herhangi bir maddi talep veya menfaat sağlanmadığını belirtti.
İBB’de mühendis olarak görev yapan Burak Salman’ın ise ihaleye fesat karıştırma suçlamasını reddettiğini aktaran Arıoğlu, yaklaşık maliyetin gizliliğini kimseyle paylaşmadığını ve dosyada buna ilişkin somut bir delil bulunmadığını vurguladı. Tutuksuz sanık Selim Özderya ise kamu müteahhitliği ve sanayiciliği kariyerine değinerek İBB ile olan yaklaşık 15 yıllık iş geçmişini özetledi; 2019 ve 2024 arasında yaklaşık yüz ihale içinde yer aldıklarını ifade etti. Özderya, hak edişlerin gecikmeli ödenmesi nedeniyle ekonomik sıkıntılar yaşadığını, bu durumun kendi ifadesinde bahsedildiği şekilde bazı sosyal yardım taleplerine yol açtığını söyledi. Bir takım bağış veya yardım taleplerinin karşılığında ödeme yapılması gerektiği düşüncesinin bazı dönemlerde kendisini yönlendirdiğini anlatırken, “bu süreçte idareden talep edilen menfaat olmadı” diye ekledi.
Savcı ile yapılan konuşmada, Fatih Keleş’e ilişkin 10 ve 5 yüzde oranları üzerinden ortaya çıkan bir alışveriş tasavvurunun anlatıldığı iddia edildi. Özderya, Bakırköy Ek Hizmet Binası’ndaki makamında bu konuyu anımsattı ve ilgili ifadeyi destekleyen ayrıntıları paylaştı. Ayrıca Zafer Keleş’e yapılan ödemelerin dört bölüm halinde gerçekleştiğine ilişkin sorulara, iki bölümünün şantiyede iki bölümünün Florya’daki görüştüğü bir taleple yapıldığını ifade etti ve makbuzların kesilmediğini belirtti.
Diğer yandan savcının Arif Gürkan Alpay’a ilişkin beyanlarında 2022-2024 yılları arasında gıda kartı yardımlarına ilişkin sorulara yanıt veren Özderya, Ramazan dönemlerinde yardım etme kararını kendisinin aldığını ve ödemelerin dosyada kayıtlı olduğunu söyledi. Ufuk Karakaya ile yapılan görüşmelerde ise “5-10 milyon aralığında bir destek” önerisinin getirildiğini ve bu paraların Florya’daki başkana bırakılması gerektiğini dile getirdi. Özderya, tüm bu süreçler kapsamında şantiyelere bazı paraların verilmesi ve bu ödemelerin kayıt dışı kalması yönündeki girişimlerin farklı kişilere yönlendirilmesi gerektiğini aktardı.
“Süleyman Atik’e yönlendirme” ile ödemelerin yapıldığı yönündeki ifadeler de duruşma sırasında ele alındı. Baştürk, Yakup Öner’in yönlendirmesiyle sürece dahil olduğunu ve ödemelerin iki farklı adresteki teslimatlarla gerçekleştirdiğini belirtti; bazı ödemelerin, cep telefonu üzerinden paylaşılan adreslere uygun olarak yapıldığını ifade etti. Duruşmada, toplam 247 tutuksuz sanığın savunması tamamlandı ve duruşma ertelendi.