Dünya dillerinde Türkçe: Ana dilin kültürel hafızası ve kültürel diplomasi perspektifiyle etkileşimli, akıcı ve derin bir dil-kimlik incelemesi.

Uluslararası Ana Dili Günü kapsamında Yunus Emre Enstitüsü tarafından düzenlenen Dünya Dillerinde Türkçe Projesi’nin tanıtım toplantısında Bakan Mehmet Nuri Ersoy, UNESCO’nun bu özel günü anmak için bir araya gelen çeşitli yetkililerle bir araya geldi. Toplantıda Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Celile Eren Ökten, ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Abdurrahman Aliy ve diğer önemli isimler hazır bulundu.
Ersoy, “Dünya Dillerinde Türkçe” sözlüğünün yalnızca bir referans eseri olmadığını, tarihin izlerini taşıyan zengin bir kültürel hafıza kaydı olduğunu belirtti. Türkçenin, medeniyetleri ayakta tutan temel unsur olduğunu vurgulayarak, dilin sınırları aşan etkisini şöyle özetledi: tarih boyunca geniş coğrafyalarda dolaşan bir dil olan Türkçe; ticaret yolları, ilim meclisleri, meydanlar, mutfaklar ve zanaat atölyelerinde kendine yer bulmuştur.
TÜRKÇE’NİN İZLERİ BALKANLAR’DAN ORTA AVRUPA’YA Ersoy, Türkçenin farklı dillere bıraktığı izleri somut örneklerle açıklayarak Kosova’dan Saraybosna’ya, Üsküp’ten Atina’ya ve Sofya’ya uzanan bölgelerde hâlâ günlük yaşamın içinde görünen kökenli kelimelerin varlığını paylaştı. Örneğin Kosova’da kahve fincaniyle, Saraybosna’da çarşı kelimesiyle karşılaşılırken, Üsküp’te dukan, Atina’da bakali ve Sofya’da yoğurt gibi kelimeler bu dil evreninin izlerini taşıyor.
RAKAMLAR KONUŞUYOR: TÜRKÇE BALKAN DİLLERİNDE GÜÇLÜ YAŞAM Çalışmanın bulguları, bazı dillerde iki binden fazla, bazılarında ise bin beş yüzün üzerinde Türkçe kökenli kelimenin kullanıldığını gösteriyor. Dünya Dillerinde Türkçe sözlüğü, farklı topluluklarda Türkçe kökenli kelime dağarcığını sistematik olarak kayıt altına alan bilimsel bir envanter niteliği taşıyor. Eser, geçmişten bağımsız olarak bugünün canlı dil gerçekliğini yansıtan bir tablo sunuyor ve bu yönüyle bilimsel güvenilirliği artırıyor.
KÜLTÜREL DİPLOMASİ VE TÜRKÇE VİZYONU Enstitünün Türkçeyi yalnızca bir dil öğretim aracı olarak görmediğini belirten Ersoy, dilin aynı zamanda bir düşünme biçimi ve tarih algısı kazandırdığını ifade etti. Dünya Dillerinde Türkçe eserinin bu vizyonun önemli bir göstergesi olduğunu söyleyen Bakan, kültürel diyalog ve ortak hafızanın güçlendirilmesi için bu çalışmanın önemli bir adım olduğuna vurgu yaptı. Eserin, akademik dünyaya yeni araştırma alanları açması dileğini paylaşan Ersoy, emeği geçen tüm bilim insanlarına teşekkürlerini iletti.
ANA DİLİNİN HAFIZASINI YAKALAMAK Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Abdurrahman Aliy, 21 Şubat Uluslararası Ana Dili Günü’nün dilin dünyayı anlamlandırmadaki temel rolünü hatırlattığını söyledi. Aliy, projenin Türkçenin hafızasını dünyanın dört bir yanında görünür kılarak geçmişle geleceği birbirine bağlayacağını belirtti ve projeye katkıda bulunan akademisyenlere teşekkür etti. Bu eser, bilim dünyasında kalıcı bir başvuru kaynağı olarak uzun yıllar hizmet etmeyi hedefliyor.