Dokuz Canlı Kedi’den Papatyalar’a uzanan yolculuk: feminist itirazın zamansız ve çok katmanlı etkilerini derinlemesine keşfet.”

İki gösterim mekanı ve onlarca yılın birikimini bir araya getiren beş filmlik seçki, kadınların arzularını, bedenlerini ve özgürlük arayışlarını çarpıcı bir dille gün yüzüne çıkarıyor. Fiziksel ve çevrimiçi gösterimler arasında gezinirken, farklı dönemlerin estetik dilleriyle feminist söylemin yankılarını takip etmek mümkün oluyor.
Alman sinemasının erken döneminin en köklü örneklerinden sayılan Dokuz Canlı Kedi, Ula Stöckl’in özenli yönetmenliğinde feminist tarihinin ilk kıvılcımını sahneye taşıyor. Sıcakkanlı bir duyguyla dokunan bu yapıt, dönemin toplumsal normlarına meydan okuyarak özgürlük fikrini merkeze alıyor.
Çek Yeni Dalgası’nın radikal seslerinden Papatyalar, Věra Chytilová’nın usta dokunuşuyla iki genç kadının dünyadaki çürüme izlerini cesurca yansıtır. Toplumsal kuralları ve ahlâk normlarını alaya alan bu başkaldırı, izleyiciye normların kırılganlığını ve eğreti doğasını hatırlatıyor.
Ceylan Özgün Özçelik’in yönetmenliğini üstlendiği Ankebût, Cadı Üçlemesi 13+ ve Cadı Üçlemesi 15+ ile kadın deneyimlerinin içsel ve yoğun bir dille aktarılmasına odaklanıyor. Şiddet, korku ve bastırılmışlık gibi temaların, tekinsiz ve deneysel bir anlatı üzerinden nasıl hissedildiği bu üçlemeyle gözler önüne seriliyor.
Bu filmler, feminist itirazın güncel biçimlerini ve ifade olanaklarını keşfetmek için bir araya geliyor. Fiziksel gösterimler Pera Müzesi Oditoryumu’nda, çevrimiçi seçki ise Pera Müzesi web sitesi üzerinden izlenebilir.