Deprem sonrası birincil sorunlar ve yenileme çabalarını 2023-2026 arasındaki gelişmelerle özetleyen kapsamlı bir inceleme.

Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli büyük deprem dalgası, Doğu ve Güneydoğu Anadolu başta olmak üzere Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde yıkıma yol açtı. 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki sarsıntılar, on binlerce insanı etkileyen travmatik sonuçlar doğurdu ve uzun süreli toparlanma süreci için yeni politikaların uygulanmasına zemin hazırladı.
DEÜ DAUM Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, dönemin yıldönümlerinde yaptığı değerlendirmelerde, olaylar dizisinin çok hızlı bir şekilde gerçekleştiğini ve Hatay’dan Kahramanmaraş’a uzanan fay hattında ardışık kırılmaların yaşandığını ifade etti. Bu iki deprem bir arada değerlendirildiğinde dünyada nadir görülen bir olay olduğuna dikkat çekti ve yüzbinlerce can kaybı ile ciddi maddi zararlar kaydedildiğini vurguladı. Sonraki süreçte de yaraların sarılmasına çalışılırken, bölgede yaşanan deprem aktivitesinin yüksek seviye olarak devam ettiği kaydedildi.
“Yaklaşık 100 bin deprem kaydı” dediği bölgede, normal hayata dönüş için yürütülen çalışmalar, devletin katkısı ve bölge halkının dayanışmasıyla sürdürülüyor. Uluslararası kurumlar ve bireyler de yardımlarıyla sürece destek veriyor; risk azaltma çalışmalarının da acil uygulama gerektirdiğini belirtti. Deprem tehlikesinin hâlâ yüksek olduğuna dikkat çekilerek, kırılan fayların komşu faylarda da stres yükselmesine yol açtığı ifade edildi.
Deprem sonrası artçı potansiyeli ve kırılacak faylar konusunda ise bölgede 6 civarında artçı depremlerin üretilebileceğine işaret edildi. Kahramanmaraş, Hatay ve Gaziantep ana mekanizmanın içinde yer alırken, Adıyaman yakın bölge için kritik bir konuma sahip. Adana ve Malatya taraflarındaki faylar da dikkatle izleniyor; Doğu Anadolu Fayı’na bağlı kolların bazı parçalarda kırılma ihtimalinin bulunduğu belirtildi. Ayrıca Savrun ve Ecemiş Fayı gibi bölgelerden de gelecekte deprem üretme potansiyeli olan unsurların bulunduğu ifade edildi.
Yeni yapılar ve şehirleşme çalışmaları, bölgenin yeniden inşasında en önemli adımlar olarak öne çıktı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın konut projeleri kapsamında bir milyon konut hedefiyle başlatılan çalışmaların, özellikle eski yapıların terk edilmesiyle güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı. “Eski yapıların terk edilmesi çok önemli” denildi ve konut sayısının gerektiği ölçüde artırılabileceği ifade edildi.
Türkiye direktifli fay haritasında 2023 sonrası yapılan güncellemelerle, diri fay sayısında artış öngörülüyor. Bakanlıklar ve yetkili kurumlar tarafından önlemlerin iki katına çıkarılması gerektiği belirtilerek, bölgede meydana gelen depremlerin tetiklediği risklerin yeniden değerlendirileceği ifade edildi. Türkiye’nin diri fay haritası önümüzdeki aylarda revize edilerek yeni stratejilerin habercisi olacak.
(DHA)