İstanbul’daki siyasi ve hukuki müzakerenin çete kökenli sorunlar ve tutuksuz yargılama taleplerine odaklanan analizi.

Bugün burada, yedi-sekiz ay önce yaşanabileceğini düşündüğümüz süreçlerin bugün sonunda karşı tarafa karşı yanıt bulduğunu görüyoruz. Aileler, Aziz İhsan Aktaş’ın suç örgütü iddialarıyla, İstanbul Büyükşehir Belediyesi operasyonuyla ve belediyelerle ilişkili süreçlerle yüzleşiyor. Buradaki kişiler, henüz iddianamesi yazılmamış konular dahilinde tartışmalara dahil oluyorlar.
ARTIK TUTUKSUZ YARGILAMA ŞARTI: İstanbul Büyükşehir için tutuksuz yargılama temel talebimizdir. Tüm arkadaşlarımız için iddianamenin yazılması ve tutuksuz yargılamanın esas olması gerekir. Bu kişileri içeride tutmanın, Mussolini’nin yöntemlerine benzer bir uygulama olduğunu düşünüyoruz. Şu an salonda, dün pahalı makam aracından ve evinden getirilen kişilerden biri olan ve 770 yıla kadar yargılanan Aziz İhsan Aktaş’ın tutuksuz yargılanması üzerinden tartışmalar sürüyor. Neden diye sorduğumuzda, Adana’dan konuşan Kadir Aydar, Zeydan Karalar ve Oya Tekin; hükmü kesinleşmediği için tutuklu olmayan arkadaşlarımızın, yargılama sürerken serbest bırakılıyor oluşuna dikkat çekiliyor. Bu durumun adaletliliğe zarar verdiğini belirtiyoruz. Zeydan Karalar’ın hükmü kesinleşirse eve gönderilecek bir ceza üzerinden tartışmalar devam ederken, Adana’da hizmet etmek ve CHP’yi büyütmek isteyenlerin bu süreçte kazançlı çıkacağını iddia etmekteyiz.
BU SİYASİ MÜCADELE: Bu, hukuki değil siyasi bir mücadele olarak görülmelidir. Aziz İhsan Aktaş’ın evinde yatması ve 700 yıla kadar uzanan cezalandırma senaryolarının, arkadaşların Silivri’de kaldığı durumlarla karşılaştırılması, adalet duygusunu zedeler mi sorusunu gündeme getiriyor. Böyle bir yaklaşımın, adaletin sağlandığına dair güveni sarsmaması gerekmektedir.
Çetelerin kökünün kazınması konusunda CHP Genel Başkanı Özel’in açıklamaları, İstanbul Bağcılar’daki mitingde dile getirildi. Özel, sokakların çeteler ve uyuşturucu örgütleriyle dolu olduğunu belirterek, ulusal bir seferberlik çağrısı yapacağını ifade etti. MASAK’ı özerk ve özgür bırakma, yetkileri güçlendirme ve rehabilitasyonu birlikte ele alma sözleriyle, çocukların güvenliğini ön plana çıkaran bir politika geliştirme hedefi vurgulandı. Çocukların geleceğinin korunmasına yönelik bu yaklaşım, Türkiye’nin dört bir yanındaki toplumsal güvenliği amaçlayan bir çabayı temsil ediyor. Bağcılar’dan verilen sözler arasında çetelerin kökünün kazınması ve çocukların güvenli bir ortamda büyümesi için somut adımlar atılacağına dair taahhütler yer aldı.
/ İSTANBUL – DHA