Cerrahpaşa Tıp Fakültesi ve kampüslerinde dönüşüm ve modernizasyon ile eğitimde yeni bir dönem başlıyor; yenilikçi olanaklar ve vizyoner gelişmeler.

Hep birlikte bu tarihi mekânda, İstanbul’un kalbi sayılan Aziz İstanbul’un havasını soluyoruz. Burada, Cerrahpaşa Tıp Fakültemizin birinci etabının temelini atarken, tamamlanan 16 hizmet binamızın resmî açılışını da gerçekleştiriyoruz. Bu adımlar, üniversitemize, öğrencilerimize, öğretim üyelerimize ve hastalarımıza umut dolu bir gelecek vaat ediyor.
Sahip olduğumuz Ramazan ayının bereketini ve milletimizin yardımseverliğini hatırlatarak sözlerime başlıyorum. Hekimlik geleneğinin ve tıp sanatının mirasını korumak, bu emaneti ileriye taşımak için çalışıyoruz. Ülkemizin dört bir yanında sağlık hizmetlerini sürdürürken, bu yeni yatırımların eğitim-öğretim ve sağlık alanında dairesel bir etkisi olacağına inanıyorum.
Yapılarımızın inşasında emeği geçen tüm yüklenici firmalara, çalışanlara ve mühendislere teşekkür ediyorum. Finansmanı sağlayan kurumlarımıza da şükranlarımı sunuyorum. Proje yönetimini titizlikle yürüten İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa ailesine ve hocalarımıza teşekkürlerimi iletiyorum. Türkiye’nin ilk ve en büyük tıp müzesinin restorasyon sürecini tamamlayıp işletmeye alırken, geçmişe sahip çıkmanın bugünümüzü güçlendirdiğini görüyoruz.
Türkiye’nin farklı zamanlarda karşılaştığı zorluklara rağmen, deprem sonrası gerçekleştirilen güçlendirme ve yeni inşa çalışmalarını hız kesmeden sürdürdük. Eski binaların kaldırılarak yerine modern ve deprem dayanımlı yapılar kuruldu. Yeşilköy’deki acil durum hastanesinin Cerrahpaşa’ya entegrasyonu, hastaların güvenli ve hızlı hizmet almasını sağlayan önemli bir dönüm noktasıdır.
Ulaşım altyapısında yapılan yenilikler sayesinde Cerrahpaşa’ya erişim daha kolay hale geldi. Sirkeci-Kazlıçeşme raylı hattının yenilenmesi ve Cerrahpaşa istasyonunun eklenmesi, Yenikapı-Halkalı Marmaray hattı üzerinden konforlu bir ulaşım sunuyor. Proje nihayete erdiğinde 650 bin metrekare kapalı alan, 900 yatak ve 40 ameliyathaneyi içeren modern bir kampüs ortaya çıkacak. Ayrıca helikopter pisti, eğitim ve yurt binaları, geniş otoparklar ile sosyal yaşam alanları da bu kurumun gücünü artıracak.
Çalışmaların dört farklı yerleşkede toplam 190 bin metrekare kapalı alana yayılan 16 hizmet binasıyla tamamlanması planlanıyor. Avcılar’da rektörlük ve idari bilimler binası ile öğrenci kültür merkezleri, Cerrahpaşa’da tarihî başhekimlik ve klinik bilimler binaları, Büyükçekmece’de güçlendirme projeleriyle 350 kız öğrenci kapasitesine sahip yurt, Bakırköy’de ise sağlık bilimleri fakültesinin güçlendirme çalışmaları nihayet bulacak. Bu yapılar, otopark, amfi ve dersliklerle zenginleşerek üniversitemizin eğitim, seminer ve sosyal yaşam alanlarını güçlendirecek.
Bu süreçte, Abai Mescidi ile çeşitli tarihi eserlerin ihyası da planlar arasındadır. Bütün bu çalışmalarda emeği geçen herkese, milletimiz adına içten teşekkürlerimi sunuyorum. Sağlık ve eğitim alanında atılan bu adımların, Türkiye’nin geleceğine ve İstanbul’un vizyonuna güç katmasını diliyorum. Sağ olun, var olun.