Çanakkale ruhunu yaşatan iftar sohbeti ve milli değerlerle dolu anlamlı anlar; manevi birlik ve milli şuuru pekiştiren özel bir sohbet.

Erdoğan, Eğitim Ailesi ile İftar Programı’nda konuşmasına, Çanakkale Deniz Zaferi ve 18 Mart Şehitleri Anma Günü’nü anarak başladı. Şehitlerimizin ruhunun rahat etmesi için dualarını iletti ve bu özel günlerin Türkiye için taşıdığı anlamı vurguladı.
“Çanakkale geçilmez” sözüyle başlayan ifadesinde, bu topraklarda mücadele eden herkesin ortak iradesinin altını çizdi. Milli Eğitim Bakanı ve ekibine desteklerini ifade ederken, Ramazan-ı Şerif ve Ramazan Bayramı’nın hediyelerini paylaşmanın sevincini duydu. Salondaki tüm kardeşlerimize ve Türkiye’nin dört bir yanındaki öğretmenlere Ramazan Bayramı’nı tebrik etti.
Anadolu’nun her köşesinin, şehitlerimizin kanıyla yoğrulan değerli bir toprak olduğunu belirten Cumhurbaşkanı, Çanakkale’nin yalnızca savaş meydanı değil, aynı zamanda toplumsal birlik ve kardeşliğin simgesi olduğuna vurgu yaptı. “Çanakkale geçilmez” sözünün, milletimizin varoluş mücadelesinin ifadesi olduğuna işaret etti; Türkiye’nin 783 bin kilometrekarelik bir vatan olarak çizdiği sınırların, bu zaferle pekiştiğini dile getirdi. Çanakkale’nin, Saraybosna’dan Balkanlar’a, Kafkaslar’dan Kuzey Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyada kalplerimizi birleştiren bir noktada bulunduğunu belirtti.
“ÇANAKKALE ZAFERLER SİLSİLESİNİN ALTIN HALKALARINDAN BİRİDİR” ifadesini hatırlatarak, bu zaferin tanımlanışında milletin asaletini ve inanç gücünü öne çıkardı. Çanakkale’nin sadece askeri bir destan olmadığını; aynı zamanda gençlerin umut dolu mücadeleleriyle örülen bir epik olduğunun altını çizdi. Akif’in ifadesiyle, vatan uğruna atılan adımların ve gençliğin uzun bir destan haline geldiğini belirtti. Milli Şair’in dizelerinin, fedakârlık ve kahramanlık dolu bir miras olarak gelecek nesillere aktarıldığını ifade etti.
Konuşmasının devamında, Çanakkale ruhunun gelecek nesillere aktarılması gerektiğini belirtti. Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yılına ulaşılması vesilesiyle, bu toprakları bize emanet eden kahramanları ve gazileri saygı ile andı; onların hatıralarını ve gösterdikleri fedakârlıkları minnetle yâd etti.