Kahramanmaraş sonrası sismik aktiviteye odaklanan bu çalışma, bölgesel faylar ve depremler arasındaki ilişkiyi yeni bulgularla aydınlatıyor.

Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, bölgede enerji boşalımının yansımalarının farklı faylar üzerinden yeni depremler olarak gelişebileceğini belirtiyor. Depremlerin ardından artçı hareketler hâlâ sürüyor; ana kırıklar üzerinde yeni bir yıkıcı deprem üretme ihtimalinin sınırlı olduğu ifade ediliyor.
6 ŞUBAT DEPREMLERİNİN ÜÇÜNCÜ YILI bağlamında konuşan Sözbilir, 11 ili etkileyen büyük depremlerin dünyadaki önemli sismik hareketler arasında yer aldığını vurguladı. Türkiye için ana hatlarıyla bölgede yaşayan enerji boşalımının, zamanı geldiğinde farklı faylarda yeni deprem üretimine yol açabileceğini belirtti. Ana kırıklar üzerinde oluşan kırılmalar sonrasında artçı depremlerin devam ettiği belirtiliyor.
6,0 YÜKSEKLİĞİNE KADAR ARTÇI DEPREMLER konusunda açıklama yapan Sözbilir, kırılan faylar üzerinde 7,7 büyüklüğüne kadar etkili deprem olasılığının bulunduğunu, bu nedenle 6,0’a kadar olan artçıların da görülebileceğini ifade etti. Bölgede gerçekleşen depremler sonrası sayısal olarak yüz binleri aşan sismik hareketlilik kaydedildi; bu durum, bölgenin hâlen aktif bir sismik süreç içinde olduğunu gösteriyor.
Sözbilir, Maraş Fayı üzerinde kırılmanın henüz gerçekleşmediğini, Savrun ve güneydeki Yumurtalık ile Karataş gibi faylarda da aynı durumun geçerli olduğunu söyledi. Bu faylar, gelecekte deprem üretebilecek potansiyeli taşıyor ve bölgeyi dünyanın en sismik alanlarından biri haline getiriyor. Ayrıca Ecemiş Fayı ve Pozantı’dan Adana’ya uzanan diğer büyük faylar da uzun süredir sessiz bekleyişlerini sürdürüyor; İskenderun ve Yumurtalık taraflarında kırılma ihtimalleri bulunuyor. Antakya Fayı da güncel artçı dinamiklerle karşı karşıya; fakat tümünün henüz kırılmış olması söz konusu değil, bu da ilerleyen dönemlerde risklerin artabileceğini gösteriyor.
ANTAKYA VE ÖLÜDENİZ FAYLARI ÜZERİNDE YAPILAN ÇALIŞMALAR kapsamında, fayların belli bölümlerinde hendekler açılarak deprem üretme sıklığı araştırılıyor. Çalışmalar yıl sonuna kadar tamamlanmayı hedefliyor. Bölgeyi ziyaret eden uzmanlar, AFAD’ın Türkiye Afet Sonrası İyileştirme Planı kapsamında yeni konutlar inşa edilmesi ve halkın afet bilincinin yükseltilmesi için yürütülen çalışmalara dikkat çekiyor. Bundan sonra asıl odak, bir felakete karşı savunmayı güçlendirmek ve risk azaltma çalışmalarını artırmak üzerine kuruluyor.
Hasan Sözbilir, depremin ardından bölgede iyileştirme çalışmalarının başlamasının ardından, afet öncesi hazırlık sürecine dönülmesi gerektiğini vurgulayarak, gelecekte karşılaşılabilecek risklerin azaltılması için çok katmanlı bir yaklaşımın gerekliliğini belirtti.