Birlik Vakfı’nın 40 yıllık yolculuğunu gençlik, şükran ve hizmet temalarıyla akıcı bir dille özetleyen ilgi çekici bir meta açıklaması.

İstikbalimizin mimarları olan gençlere selam gönderiyor ve kurucular kurulu ile mütevelli heyetinin değerli üyelerini en samimi duygularımla selamlıyorum. Bu özel programda, Birlik Vakfı’nın 40 yıllık varlığını ve bu süreçte yürütülen çalışmaların milletimiz için taşıdığı anlamı bir kez daha birlikte değerlendiriyoruz. Hayır duygularıyla dolu bu buluşmanın, hayata geçirdiğimiz hizmetlerin geleceğe taşınmasına vesile olacağını Rabbimden niyaz ediyorum.
Birlik Vakfı’nın köklü geçmişine ışık tutanİsmail Kahraman ağabeyimizin örnek yaşamını ve onun millet için yaptığı fedakârlıkları hatırladık. Sivil toplum çalışmalarıyla başlayan ve siyasette üstlendiği görevlerle devam eden bu yolculuk, bugünlere uzanan kurumumuzun temel taşlarını oluşturdu. Bu vesileyle, vakfımızın bugüne gelmesinde emek veren herkese teşekkürlerimi sunuyor, bugün aramızda olmayan kardeşlerimize Mevla’dan rahmet diliyorum.
“1985’ten beri tekerleğin tümsekte kalması için bekleyenlere rağmen bu hizmetler yapıldı” diyen sözler, geçmişten bugüne esaslı bir kararlılığın ifadesidir. Konferanslar, paneller, basılı ve dijital yayınlar ve onlarca komisyonla İlmi, kültürel ve irfan hazinemizi kökten atiye taşıyoruz. Bu süreçte kuruluş bilinciyle hareket eden gençler, eğitimden iş hayatına pek çok alanda vatandaşımızın karşılık gördüğü hizmetlere imza atıyor.
Vakfımızın amacı hayır olduğundan, gayretlerimiz de olumlu neticelerle taçlandı. Bu ocakta yetişen kardeşlerimiz, siyasetten iş dünyasına, akademiden bürokrasiye uzanan geniş bir yelpazede ülkemize hizmet ediyorlar. Her zorluğun üstesinden gelmeye kararlı olan bu ekip, 29 Mayıs 1985’ten beri tekerleğin tümsekte kalmasını bekleyenlere rağmen çalışmaya devam ediyor. Bu 40 yıllık yolculukta emeği geçen tüm çalışanlara, yöneticilere ve gönüllülere şükranlarımı sunuyorum.
Halka hizmetin Hakk’a hizmetiyle örtüştüğünü bilen insanlar olarak, geceyi gündüze katıp çalışıyoruz ve burada rızayı Allah’tan dileniyoruz. Vakfımız, bugün İstanbul’da sergilediği dönüşümle yalnızca bir salon değil; geçmişin mirasını gelecek nesillere taşıyan bir köprü oldu. Gelecekte de bu çaba, ülke ve millet için samimi bir özveriyle sürüp gidecek.
Millî Türk Talebe Birliği’nin kuruluşunun 1916’da atılan tohumlardan doğduğu ve Türkiye’nin dört bir yanına yayılan köklü bir öğrenci teşkilatı olduğu hafızamızda yerini koruyor. Bu uzun yolculuk, gençlerimizin aydınlık ufuklara yönelmesini sağlayan önemli bir mirastır.