Bir otogar hikayesinin sıcak ve sert gerçeklerini esnafın dayanışmasıyla anlatan dokunaklı bir içerik.

İstanbul Esenler Otogarı’nda 12 yıldır hayatını sürdürmeye çalışan 51 yaşındaki Çetin Duman, terminalin rüzgârından korunabildiği köşelerde gecelerini geçiriyor. Çocukluğundan bu yana anne ve babasını kaybettiğini, okuma yazma bilmediği için iş bulmada güçlük çektiğini anlatan Duman, otogar esnafının yardım eliyle hayata tutunmaya çalıştığını söylüyor.
YETİŞTİRME YURDUNDAN OTOGARA UZANAN YOLÇetin Duman, çocuk yaşlarda yetiştirme yurdunda büyüdü. 18 yaşında yurttan ayrıldığında konaklayacak biri olmadığını belirtti ve AŞTİ’de yaşamaya başladığını aktardı. Yozgat’taki aile eşyalarının ağabeyi tarafından imza karşılığında satıldığını söyleyen Duman, “Sana para vereceğim dedi ama üç kuruş vermedi” sözlerini hatırladı. Ankara’da tanıştığı bir komşunun aracılığıyla Yozgat’a gitmesiyle çoban olarak çalıştığını ve çalıştığı kişinin kendi adına bir ev aldığını iddia etti. Ev ise güvenlik endişesiyle emlakçı üzerinden satıldı; elde edilen para banka hesabına yatırılmadı. Her sabah bankaya gitmesine rağmen paranın kendisine ulaşmadığını düşündüğünü belirtti. Yaşananlardan sonra İstanbul’a yönelerek inşaatlarda çalıştıktan sonra otobüs muavinliği yapmaya başladı, ancak düzenli bir işe kavuşamadı.
POLİS OLMASA HAYATIM BİTERYaklaşık 12 yıldır Esenler Otogarı’nda yaşayan Duman, geceyi terminalin rüzgârdan korunmuş alanlarında geçiriyor. Sokakta uyumak zorunda kalacağını düşündüğü için otogardan ayrılmak istemiyor; otogarda polislerin olması onu güvende hissettiriyor ve “Burada polis olmazsa benim hayatım biter” diyor.
OTOGAR ESNAFI DESTEK OLMAKTAEsnaf da Duman’a yıllardır yardımcı oluyor. Bir büfe sahibi ona yemek veriyor, kıyafet satanlar ise giysi temin ediyor. Bazı esnaflar kıyafetlerini temizlettiriyor, soğuk havalarda dükkanlarını açıp ona barınma imkanı sunuyor. Duman, esnafın getirdiği kargoları otobüslere teslim ederek onlara yardımcı oluyor. Bir esnaf, “Önüne bin lira bıraksanız bile bir kuruşuna dokunmaz” diyerek Duman’ın karakterine vurgu yaptı. Ancak kalıcı bir konut çözümü bulunamadığını belirtti.
YEMEK VE DUŞ SIKINTISIDuman, gündüzleri esnafın desteğiyle yaşamını sürdürürken geceleri işyerleri kapandığında daha zor şartlarla mücadele ediyor. Restoranlardan kalan ekmek ve yemekleri zaman zaman toplayarak karnını doyurduğunu söylüyor. “Yemek sıkıntım var, duş sıkıntım var, üst baş sıkıntım var” diye ekledi. Yaklaşık %50 engelli raporu bulunduğunu ve sosyal yardım alamadığını ifade ederken, okuma yazma bilmemesinin iş bulmasını daha da zorlaştırdığını belirtti. İnsanların kendisine önyargılı yaklaştığını söyleyen Duman, “Beni görünce hapçı, tinerci zannediyorlar. Sokakta yaşayan biriyim” diye konuştu.
İÇİNDEKİ İSTEĞİ: SICAK BİR EVYıllardır otogarda yaşamını sürdüren Duman, artık daha düzenli bir hayata kavuşmayı arzuluyor. Başını sokabileceği bir ev ve geçimini sağlayacak bir iş bekliyor. Sözlerini şöyle bitirdi: “Ben sadece sıcak bir ev istiyorum. Duşum, banyom, yemem içmem olsun. Bir de işim olsun. Başka bir şey istemiyorum.”