DOLAR
48,8202
EURO
56,0237
ALTIN
6.793,64
BIST
13.213,85
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağmurlu
21°C
İstanbul
21°C
Yağmurlu
Çarşamba Yağmurlu
16°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
20°C
Cuma Parçalı Bulutlu
23°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
23°C

Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı: Yeni Siyaset Dönemine Adım

Barış ve demokratik topluma çağrı: Yeni siyaset dönemi için kapsayıcı, sürdürülebilir adımlar ve ortak değerlerle geleceğe yön veren vizyon.

Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı: Yeni Siyaset Dönemine Adım
27.02.2026 14:12
A+
A-

DEM Parti İmralı’da bulunan terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın mesajını kamuoyuyla paylaşmak amacıyla bir toplantı düzenledi. Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın yıl dönümünü kapsayan toplantıda İmralı’dan ulaştırılan yeni mesaj, dikkat çekici bir şekilde okundu.

Negatif isyan dönemini aşmayı başardık sözleriyle başlayan açıklama, tek taraflı irade ve uygulamalarla süreci aşmanın mümkün olduğunu vurguladı. Geçen dönemi değerlendirirken, şiddet ve ayrışma siyasetine karşılık demokratik siyaset ve entegrasyon için gösterilen kararlılık üzerinde duruldu. Özellikle, örgütün feshi ve silahlı mücadeleye son verme kararlarının sadece sözde değil, zihnen de bir şiddetten arınmayı hedeflediğini ifade edildi. Cumhuriyet ile zihinlerde barışın ilanı olarak nitelendirilen bu adımlar, sürece katılan tüm aktörlerin çabalarının bir yansıması olarak görülüyor.

Yeni bir siyaset dönemi ve stratejisine kapı aralanıyor diyen açıklamada, inkâr ve isyanı sürdürmeye çalışmanın mevcut kural dışılık olduğunu belirtildi. Son iki yüzyılda karşı karşıya kalınan engelleri aşmayı hedefleyen süreçte kardeşlik ve hukuk temelinde ilişkileri yeniden şekillendirmek gerektiği vurgulandı. Şu an, negatif aşamadan pozitif inşa aşamasına geçiş için tartışmalar yürütülüyor ve bu yönde adımlar atılıyor. Demokratik toplum ve hukuka dayalı bir süreç kurmak amacıyla her kesime sorumluluk düşüyor. Bu perspektifte, demokratik entegrasyon en az Cumhuriyet’in başlangıcı kadar önemli görülüyor ve onun için gerekli olan yapıların güçlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.

Demokratik entegrasyon, barış yasalarının uygulanabilirliğini gerektiriyor. Demokratik toplum çözümünün, siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel boyutları kapsayan bir mimaride ve hukukun temellerinde konumlanması gerektiği belirtiliyor. Günümüzün krizleriyle baş etmek için demokrasiyi temel alan bir hukuk yapısının kurulması esas alınmalıdır. Vatandaşlık ilişkisi, millete aidiyet üzerinden değil devlete bağlılık esasına göre inşa edilmeli; din, dil ve milliyet özgürlüğünün zorla empoze edilmediği bir ortam hedeflenmelidir.

Demokratik sınırlar içinde ve devletin bütünlüğünü esas alan bir anayasal vatandaşlık ilişkisi, dinsel, ideolojik, kimliksel ve milliyet odaklı varlıkları özgürce ifade etme ve örgütlenme haklarını kapsar. Demokrasi, iniş ve çıkışlarla geçici değildir; er ya da geç kalıcı olacak olan, insanların haklarını güvence altına alan bir gerçekliktir. Bu çağrı, yalnız Türkiye’de değil Orta Doğu’da da barış ve birlikte yaşama sorununun çözümüne odaklanarak, herkesin var olma ve kendini özgürce ifade etme hakkını savunmayı amaçlar.

Kadınlar ve toplumun özgürleşmesi açısından, kadınların özgürlüğü ve katılımı, demokratik entegrasyonun en güçlü itici gücüdür. Aile içi şiddetinin, kadın cinayetlerinin ve ataerkil baskının bugün ortaya çıkardığı sorunlar, uzun süredir süregelen tarihsel baskıların güncel bir izdüşümüdür. Bu nedenle kadınlar, demokratik entegrasyonun en kapsayıcı ve özgürlükçü unsuru olarak görülmektedir. Dönemin dili otoriter ve zorlayıcı olmamalı; karşı tarafla iletişimi güçlendirecek şekilde diyalog ve karşılıklı saygıya dayalı bir dil benimsenmelidir. Tüm bu hedeflerin gerçekleşmesi, karşılıklı saygıya dayalı bir demokratik kültürün inşasını gerektirir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.