Balıkçılık güvenliği ve denizcilik stratejileri, Uraloğlu’nun saha değerlendirmesiyle güvenli ve verimli denizcilik pratiklerini keşfedin.

Denizcilik Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen bir sahur programında konuşan Uraloğlu, Türkiye’nin sahip olduğu denizcilik potansiyelini ve balıkçılık alanındaki gelişmeleri vurguladı. Türkiye’nin 10 bin kilometreyi aşan kıyı hattını işaret ederek, balıkçılık ve deniz taşımacılığında pek çok imkan bulunduğunu belirtti.
Gemi siciline kayıtlı yaklaşık 47 bin su aracı arasında balıkçı teknelerinin sayısının 21.736 olduğunu ifade eden Uraloğlu, şu bilgileri paylaştı: 12 bin 416 balıkçı gemisi güverte tayfası görev yapıyor. Uluslararası sözleşmeler kapsamındaki deniz ve gemi güvenlik belgelerinin balıkçı gemisi güverte tayfalarından muaf tutulduğunu, balıkçı gemisi kaptanlarının mevcut deniz güvenlik belgelerinin süresiz hale getirildiğini açıkladı. Böylece bu belgelerin belirli aralıklarla yenilenme zorunluluğu ortadan kalktı.
Uraloğlu, 2002 yılında 302 balıkçı barınağı bulunduğunu hatırlatarak, yenileme çalışmalarının tamamlandığını ve yaklaşık 100 yeni balıkçı barınağı inşa edildiğini belirtti. Böylece kıyı şeridindeki toplam balıkçı barınağı sayısının yaklaşık 400’e ulaştığını söyledi. Türkiye’nin balıkçı teknesi üretim ve ihracatı konusundaki potansiyeli üzerinde duran Uraloğlu, balık çiftliklerinin de ihracat yaptığına dikkat çekti ve bu alanda herhangi bir engel olmadığını vurguladı.
Rusya-Ukrayna Savaşı ve Orta Doğu’daki mevcut sorunlar bağlamında alınan tedbirlere değinen Uraloğlu, sürecin yakından izlendiğini ve hedefin barışın hızla sağlanması olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuyla ilgili çalışmalarını öven Uraloğlu, Türkiye’nin iç meselelerine odaklanabilmesi için süreci yakından takip ettiklerini aktardı. Hürmüz Boğazı’nda 15 Türk sahipli gemi bulunduğunu ve bunlardan bir tanesinin gerekli koordinasyonla çıkarıldığını, kalanların ise konunun yakından takip edildiğini sözlerine ekledi.