DOLAR
48,8370
EURO
55,8430
ALTIN
6.803,90
BIST
13.198,84
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağmurlu
17°C
İstanbul
17°C
Yağmurlu
Perşembe Parçalı Bulutlu
20°C
Cuma Parçalı Bulutlu
22°C
Cumartesi Çok Bulutlu
24°C
Pazar Hafif Yağmurlu
21°C

Ayla Turan Retrospektifi: Zamanı ve Malzemeyi Buluşturan Heykellerin İzinde

Ayla Turan Retrospektifi: Zamanı ve malzemeyi buluşturan heykellerin izinde büyüleyici bir yolculuk.

Ayla Turan Retrospektifi: Zamanı ve Malzemeyi Buluşturan Heykellerin İzinde
01.03.2026 08:12
A+
A-

İlk sergi dalgasını yılın başında açan Seray Şahinler, bu kez Ayla Turan’ın üç deceneyi aşkın üretimini bir araya getiriyor. Mermerden broncea, tahta ve polyester gibi farklı malzemelerle şekillenen 56 eserin bir araya geldiği bu retrospektif, sanatçının geçmişten bugüne kurduğu diyalogları sahnede adeta konuşuyor. Üretimdeki yolculuk, her bir işin kendi iç dinamiğini artırarak ziyaretçilerle yüzleşir.

Gelecek sözleriyle dolu bu sergiye bakarken siz de eski albümlerde kaybolur gibi hissediyorsunuz. Turan’ın 30 yıllık üretimini hatırlarken, her eserin kendi dönemindeki niyetini ve bugün elde ettiği anlamı yeniden keşfediyorsunuz. Zamanı aşan bir düşünceyle, gençlik dönemlerinden bugüne uzanan kendi ifadesinin nasıl evrildiğini görüyoruz.

Uygulanan malzemeler, fikrin hayata geçişindeki rolünü netleştiriyor. Mermerin zamansızlığı ve ağır anlatımı, içsel bir yoğunluk katıyor; polyester ise daha hafif ve çağdaş bir dil sunuyor. Bronz ise kalıcılık hissini taşıyarak bu üç katmanı ayrı bir boyuta taşıyor. Turan için malzeme, fikri yalnızca tamamlayan bir unsur değil, birlikte düşünülmesi gereken bir katman.

Heykellerin durağan görünümüne rağmen ardında hareketin izleri saklı. İzleyiciye yansıyan jestler, omuzlardaki küçük bir eğim veya bakışın yönüyle oluşan çarpıcı bir devinim hissi yaratıyor. Mizahın varlığı, yaşamdaki ani kırılmaları ve akışı içselleştirerek anı yakalamanın bir yolu olarak öne çıkıyor. Heykelin nefes alması, izleyici çevresinde dolaştıkça hareketin tamamlanması gerekliliğini hatırlatıyor.

Çocukluk, kişisel ve kolektif hafızanın en çıplak hâli ifadesiyle, heykellerde çocuk imgelerinin önemi belirginleşiyor. Bu temayı sosyoloji ve psikoloji mercekleriyle okumak, formu basit bir ifade yerine kırılganlık, hafıza ve umut gibi katmanlarla yeniden şekillendirme ihtiyacını doğuruyor. Böylece çocuk figürü, bir anlama dair değil, bir anlatı diline dönüşüyor; geçmişin izlerini taşıyan bir anlatım olarak sahnede yer alıyor.

Retrospektifler çoğu zaman durup düşünmeyi tetikler; bu sergi ise Turan için bir durgunluk anı değil, harekete geçmenin yeni başlangıcıdır. Zaman içinde yan yana duran eserler, bir bütünlük hissi verse de merak duygusunu da körüklüyor: “Şimdi nerede durmalı?” İzleyen olarak bizler de üretimin ve ifade gücünün hangi yönde ilerlediğini kendi bakış açımızla keşfetiyoruz. Bu sergi, geçmişe bakarken ileriye daha cesur adımlar atma arzusunu güçlendiren bir başlangıç olarak karşımıza çıkıyor ve Turan’ın üretim serüveni için yeni bir ivme vaat ediyor.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.