Ayasofya ve Sultanahmet’te restore edilen eserleri bilimsel denetim ve uzun soluklu koruma vizyonuyla ele alıyoruz.

İstanbul’da Ayasofya Kebir Camii ve Sultanahmet Camii’nde yürütülen kapsamlı restorasyon çalışmaları, bilim kurulları gözetiminde ve şeffaf bir yaklaşımla ilerliyor. Bakan Mehmet Nuri Ersoy, süreçlerin planlı, envanterli ve uzman denetimleriyle sürdüğünü vurgulayarak, Sultanahmet’in restorasyonunun tamamlandığını, Ayasofya’daki çok katmanlı çalışmaların ise takvime uygun devam ettiğini belirtti.
Üst düzey ziyaret ve incelemeler sırasında Ersoy, bu projelerin sadece bir yeniden yapım değil, kültürel mirasın gelecek nesillere taşınması amacıyla yürütülen uzun vadeli bir çaba olduğuna dikkat çekti. Göreve geldiklerinden beri restorasyon ve ihya çalışmalarını ana hizmet başlıklarından biri olarak gördüklerini ifade eden Bakan, İstanbul’daki pek çok kültür varlığının titizlikle restore edilerek korunmaya devam ettiğini aktardı.
Ayasofya ve Sultanahmet başta olmak üzere birçok önemli eserin kapsamlı restorasyon sürecine değinen Ersoy, şu ana kadar elde edilen sonuçları şöyle özetledi: Bodrum Kalesi’nden Sümela Manastırı’na, Selimiye’den Kariye Camii’ne, Galata ve Kız Kulesi’nden Sirkeci ve Haydarpaşa Garları’na; İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nden Rami Kütüphanesi ve Atlas Pasajı’na kadar geniş bir envanter üzerinde çalışmalar sürdürülüyor. Geleceğe Miras projesi ile coğrafi olarak da yaygınlaşan restorasyonlar, sadece yerel değil uluslararası düzeyde de ata yadigârlarını kapsıyor.
AYASOFYA’DA ÇOK KATMANLI RESTORASYON kapsamında yaklaşık 11 bin metrekarelik iskele kullanımı, kuzey- doğu- güney cepheler ile minarelerde yürütülen süreçleri içeriyor. Elde edilen analizler, çimento esaslı sıvaların tespitini gösterdi ve yaklaşık 2.800 metrekarelik alanda bu sıvalar titizlikle temizlendi. Raspası tamamlanan yüzeylerde biyolojik oluşum temizliği ve tuzdan arındırma işlemleri gerçekleştirildi. Mevcut mermer yüzeylerin mekanik temizliği ise sürüyor. Laboratuvar analizleri, derz ve örgü harçlarında Bizans ile Osmanlı dönemlerine ait bulguları ortaya çıkardı; bu bulgular doğrultusunda el yapımı tuğla üretimi yaptırıldı ve kullanıma alındı. Georadar çalışmaları ve sayısal modelleme ile güçlendirme projeleri şekillendirildi ve onaylandı.
KUBBEDE GEÇİCİ ÇELİK ÇATI VE 43,5 METRELİK PLATFORM ile kubbe çevresindeki çalışmalar, iç mekanda kurulan çelik platform ve geçici çelik çatının kurulumu ile güvenli bir çalışma ortamı sağladı. Zemin testleri, yükleme analizleri, georadar taramaları ve titreşim testleri tamamlanarak olumlu raporlar alınırken, harimdeki mermer döşemeler dikkatlice söküldü ve taşlar belgelendirilerek özgün yöntemlerle yeniden konumlandı. Paslanmaz plakalarla güçlendirme çalışmaları, derz ve kozmetik onarımlar eşliğinde yürütülüyor.
2 BİN TONA YAKIN DOLGU TAHLİYESİ Batı Bahçe’deki tünel ve mekanlarda temizlik ve belgeleme çalışmaları sürüyor. Mekan 1’de yaklaşık 112 ton dolgu toprak, Mekan 2’de 522 ton ve Mekan 3’te 32 ton dolgu toprakı temizlendi. Bu çalışmalarla yüzlerce metre uzunluğundaki tüneller belgelenirken toplamda 1.068 ton toprak dolgusu temizlenmiş oldu. Vezir Bahçe’deki alanda ise 2 Haziran–13 Ağustos 2025 tarihleri arasında 102 ton dolgu toprakı dışarı çıkarıldı. Amaç, yapının tarihsel katmanlarını düzgünce açığa çıkarmak, mevcut riskleri tespit etmek ve mirası güvenli bir şekilde korumak.
SULTANAHMET’TE TARİHİN EN KAPSAMLI RESTORASYONU kapsamında caminin ibadet ve ziyaret akışını kesintiye uğratmadan, 2018 yılından itibaren başlayan çalışmalar büyük ölçekli bir restorasyon olarak hayata geçirildi. Harim kısmında kurulan 8 metre yüksekliğindeki çelik platform ve 35 metre yüksekliğindeki iskeleyle ana kubbe kotuna ulaşıldı; altı minarenin yapısal onarımları tamamlandı, külah ve korkuluklar üzerinde detaylı müdahaleler gerçekleştirildi.
22 BİN ÇİNİ BELGELENDİ, 400 TON KURŞUN YENİLENDİ Caminin üstünü örten kurşun kaplama ve altın varaklı öğelerin yenilendiği açıklanıyor. İç-dış yüzeylerde temizlik ve güçlendirme çalışmaları sürüyor; revaklı avludaki devşirme mermerler güçlendirilip yağmur suyu drenajı iyileştiriliyor. 16. ve 17. yüzyıla ait yaklaşık 22 bin adet çininin belgelendiği, onarımlarda önceki çimento müdahalelerinin kaldırıldığı ve özgün katmanlara geri dönüldüğü kaydedildi. Kalem işi ve malakâri bezemeli yüzeylerde konservasyon, kündekari sedefli ahşap kapı ve kepenkler ile bronz-demir kapı ve şebekelerde restorasyonlar tamamlandı. Aynı zamanda aydınlatma, ses sistemi ve halı yenilemesi gibi altyapı yenilikleri de tamamlandı.
“CEVABIMIZI ESERLERİMİZLE VERİYORUZ” Siyasi eleştirilere rağmen, çalışmaların sonuçlarını eserlerin kendileriyle göstereceklerini vurgulayan Ersoy, Ayasofya ve Sultanahmet başta olmak üzere tüm projelerde şeffaflığı sürdürdüklerini ve medeniyet mirasını ihya etme kararlılığını sürdürdüklerini söyledi. Bilim Kurulları üyeleri ve sahadaki uzmanlar ile birlikte yürütülen projelerde, uzun vadeli koruma ve yaşatma hedefi ön planda tutuluyor. Ayrıca Ayasofya ve Sultanahmet için teşekkürler sunarken, süreçlerin her aşamasının bilimsel tetkiklerle desteklendiğini belirtti.