ASRİAD ile Iftar Buluşması’nda Türkiye’nin istikrarı ve milli teknoloji hamlesi vurgulanıyor; güven, vizyon ve gençlik gücü öne çıkıyor.

İstanbul’da düzenlenen iftar programında ASRİAD temsilcileri, Türkiye’nin çevrelerinde süren çatışmalara rağmen istikrarını koruduğunu ve mazlumlara umut olmaya devam ettiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde yürütülen aktif diplomasiyle, Türkiye’nin güven ve itidal içinde hareket ettiği ifade edildi.
Konuşmalar, bu coğrafyada varlık göstermeye çalışan ülkelerin karşı karşıya kaldığı zorluklara işaret ederken, uluslararası sistemdeki belirsizliklerin arttığına vurgu yaptı. Savaşlar ve insani krizlerle anılan günlerde, Birleşmiş Milletler ve insan hakları mahkemesi gibi kurumların eleştirel bir şekilde değerlendirilmesi gerekliliği dile getirildi. Özellikle kız çocuklarının eğitimine yönelen saldırıların, bölgede barışın önündeki engellerden biri olduğuna dikkat çekildi.
Toplantıda şu ifadeler öne çıktı: Güçlü bir Türkiye için iç dinamiklerin güçlendirilmesi, demokrasinin ve güvenliğin sağlanmasıyla mümkün olur. Türkiye’nin, milli güvenliği ve ekonomik bağımsızlığı için ileri teknolojiye dayalı üretim kapasitesinin artırılması gerektiği vurgulandı. Milli Teknoloji Hamlesi sayesinde savunma sanayindeki yerli ve milli üretimin, kara, deniz, hava ve uzay alanlarında kaydedilen ilerlemelerle büyüdüğü belirtildi.
Ekonomide Ar-GE ve üretimde artış konusunda ise, üretim ve ihracat odaklı büyümenin önemine değinildi. Türkiye’nin AR-GE alanında yıllar içinde kaydettiği artış ve özel sektörün payı konusunda, mevcut verilerden hareketle güçlü bir dönüşümün yaşandığı ifade edildi. Bu gelişmelerin, Türkiye’nin uluslararası rekabet gücünü artırdığına işaret eden konuşmacılar, katma değeri yüksek ürünlerin payını artırmanın stratejik bir hedef olduğuna dikkat çekti.
İş dünyasına güven konusunda ASRİAD Genel Başkanı İbrahim Cemil Yıldız, uluslararası arenada süregelen siyasi ve ekonomik gelişmelerin doğrudan iş dünyasını etkilediğini söyledi. Küresel çatışmaların ve müdahalelerin, üretim süreçlerini zorlaştırdığına işaret eden Yıldız, Türkiye’nin bölgede barışçı bir aktör olarak rolünü sürdürmesinin önemini vurdu. Gelir dağılımındaki dengesizliklere değinirken, kalıcı kalkınma için imalat sanayinin güçlendirilmesi ve üretim odaklı büyümenin aşılmaz hedefler olduğunun altı çizildi.