Antalya’daki cinayette eski eşe yönelik ölüm ve hırsızlık iddiasında iddianame kabul edildi; olayla ilgili ayrıntılar ve yasal süreç burada.

Eski eşi Hanım Biçer’i arkasından sarılarak boğduğu ve ardından yastıkla yüzünü kapattığı iddia edilen Hızır Çelik hakkında, “Kadına ve boşandığı eşe karşı kasten öldürme” ile “Kişinin ölmesinden yararlanarak hırsızlık” suçlarından hazırlanan iddianame, 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Çelik, ifadesinde olayın nasıl geliştiğini hatırlamadığını ve ellerimle boğazına sarıldığını belirtti.
Olay, 11 Eylül 2025 sabahında Muratpaşa ilçesindeki Güzeloba Mahallesi’ndeki üç katlı bir apartmanın giriş katında meydana geldi. Yakınlarını arayan Biçer’in kardeşi, bir hafta önce yeni eve taşındıkları sırada çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğünü ve bunun sonucunda eski eşinin yaşamını yitirdiğini söyledi. Ekipler, Biçer’in cesedini olay yerine gelen savcılık ve adli tıp ekiplerinin incelemelerinin ardından otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu’na sevk etti. Cinayet Büro Amirliği ekipleri ise olayla ilgili hızlı bir hareketle soruşturmayı sürdürdü.
Güvenlik kamerası kayıtları olay yerinin güvenlik kameralarına yansıdı. Görüntülerde Biçer ile Çelik’in siteye giriş yaptığı, kapıyı Biçer’in açtığı ve ikilinin içeri girdiği anlar görüldü. Çelik, evden çıktıktan sonra merdivenleri inmesinin ardından evin içini bir süre daha inceleyip uzaklaşmış olarak kayda geçti. Elleriyle dolu poşetlerle görünen Çelik’in ardından evden çıkıp ilerlediği anlar da kamerada yer aldı.
Olayla ilgili incelemeler sürerken, Hızır Çelik güvenlik birimlerine giderek teslim oldu. İlk ifadesinde, eski eşiyle para meselesi yüzünden tartıştıklarını ve Biçer’in kendisini tehdit ettiğini söyledi. Ancak olayla ilgili ayrıntılar giderek netleşti ve Çelik, savcılıktaki ifadesinde boğarak öldürme niyeti olmadığını savunarak, olayın bir anda geliştiğini öne sürdü. Daha sonra tutuklanarak Sulh Ceza Hakimliği’nde tutuklu yargılanması için sevk edildi.
Olayın 8 ay önce son bulan evlilik süreciyle bağlantılı olduğu belirtilirken, Çelik’in iki çocuklarıyla ayrılmaya rağmen ilişkinin sürdüğü öne sürüldü. İddianamede yer alan savcılık ifadelerinde, Çelik’in eski eşiyle yaşadığı görüşmeler ve bunun sonucunda meydana gelen olaylar ayrıntılı olarak aktarıldı. Çelik, olay yerine ilişkin ayrıntıları anlatırken, “Çocuklar ve aileyle ilgili sıkıntılar vardı; bu konuları çözmeye çalıştım” dedi. Ayrıca, dava dosyasındaki ifadesinde kardeşine olan güvenoyu ile “sonrasında fotoğrafları ve evlilik cüzdanını yakmak için inşaata gittim” sözlerini de paylaştı.
İddianamede öne çıkan ifadeler Çelik, eski eşiyle birlikte yaşadığı döneme dair “birlikteliğimiz 6-7 aydır devam ediyordu” diye konuştu. Olay anında yaşananları, “nasıl olduğunu anlayamadım, boğazına sarıldım, sonrasını hatırlamıyorum” sözleriyle özetledi. Çelik ayrıca, olaydan sonraki adımları da anlatarak, kardeşine suçunu itiraf edeceğini ve aralarında yaşananları aktardığını ifade etti.
Şikayetçi olan aile Biçer ailesi ise kardeşlerinin ölümünden çocuğun velayeti ve güvenlik endişeleriyle ilgili haklı bir üzüntü duyduklarını belirtti. Olay gününün ayrıntılarını paylaşan aile, son dönemde yaşananlar nedeniyle polise başvurarak adalet arayışlarını sürdürdü. Ayrıca, Çelik’in kardeşinin kendisine haber verdiğini ve olayın ardından polislerin kendilerine bilgi verdiğini aktardılar.