Ankara’nın yüksek teknoloji odaklı ihracat stratejisi ve 2025 değerlendirme raporu: yenilikçi vizyonla rekabet gücü, ekonomi ve AR-GE odaklı sonuçlar.

ASO’nun 2025 Yılı İhracat Değerlendirme Raporu, Türkiye’nin geçen yılki ihracat performansını sanayi odaklı büyüme modeliyle ele alıyor ve Ankara’nın yüksek teknolojili üretim kapasitesinin belirleyici bir konumda olduğuna vurgu yapıyor. Rapor, üretim gücü, teknoloji seviyesi ve katma değer kapasitesinin yalnızca rakamlara bakılmaksızın ihracat başarısını belirlediğini ifade ediyor. Ardıç, 2025 verilerine göre küresel belirsizliklere rağmen Türkiye’nin ve Ankara’nın ihracatını koruduğunu ve sanayi temelli büyümeyi güçlendirdiğini kaydediyor. Ayrıca yüksek ve orta-yüksek teknolojili ürünlerin ihracatta artması için teknoloji, verimlilik ve ölçek ekonomilerini önceliklendirmek gerektiğini belirtiyor.
“STRATEJİK BİR ÇARPAN ETKİSİ OLUŞTURACAK” ifadesiyle başlayan değerlendirme, Ankara’nın önceki yıl ile karşılaştırıldığında ihracatını %24,3 artırarak 17,5 milyar dolara çıkardığını ve bu artışla iller arasındaki lider konumunu güçlendirdiğini gösteriyor. Ardıç’a göre bu tablo, sanayi dönüşümünün ve teknoloji yoğun üretimin ihracatta belirleyici olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Ankara’nın savunma, havacılık, makine, elektrik-elektronik ve ileri teknoloji odaklı altyapısı, ihracatta yüksek katma değer üreten şehirler arasında belirgin bir fark yaratıyor. Özellikle savunma sanayisinde ülkelere yayılan ileri mühendislik, yazılım ve üretim yetenekleri, sadece Ankara’nın değil Türkiye’nin de yüksek teknolojili ihracat kapasitesini büyütecek bir çarpan etkisi yaratacaktır.
ASO’nun vizyonunun, başkentin yüksek teknolojili ve katma değerli üretimin merkezi haline gelmesini sağlamayı amaçladığını belirten Ardıç, ASO Teknoloji Üssü ile teknoloji tabanlı girişimciliği ve üretimi aynı ekosistemde buluşturarak Ankara’nın yüksek teknoloji odaklı ihracatını kalıcı biçimde güçlendirmeyi hedeflediklerini ifade ediyor. Zorlu küresel koşullara rağmen üretimden, yatırımdan ve ihracattan vazgeçmeyen Ankaralı sanayicileri kutlayan Ardıç, bu duruşu sürdürme kararlılığını vurguluyor.
RAPOR HAKKINDA başlığı altında Türkiye’nin 2025 yılı ihracat performansının, küresel belirsizlikler, jeopolitik riskler ve yüksek maliyet ortamına rağmen sanayi odaklı büyüme modelinin dayanıklılığını ortaya koyduğu belirtiliyor. Mal ihracatının 2025 yılında 273,4 milyar dolara ulaştığı kaydedilirken, sanayi sektörünün ihracat içindeki payı ön planda tutuluyor. Orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracat payındaki artış, nicelikten niteliğe geçiş sürecini sürdürdüğünü gösteriyor. Rapor, sürdürülebilir büyümenin birim fiyat, ürün niteliği ve pazar derinliği üzerinden sağlanabileceğine dair verileri öne çıkarıyor. Avrupa Birliği başta olmak üzere ana pazarlar için yakın coğrafi tedarik avantajı, güçlü sanayi altyapısı ve lojistik kabiliyetler vurgulanıyor; ihracatı destekleyen finansman mekanizmaları, pazar çeşitlendirme stratejileri ve yüksek teknolojiyi teşvik eden politikaların büyümeyi kalıcı kılmada kilit rol oynayacağı ifade ediliyor.