Ankara için yeni bir başlangıç: Yavaş’ın kararı ve siyasetin sorumluluk nabzını yakından okuyun; değişimin ve hesap verebilirliğin izinde bir bakış.

Sevgili vatandaşlarım, siyasette alınan kararlar önyargısız düşüncenin ve vicdanın rehberliğinde şekillenir. Uzun süren istişareler ve derin muhasebeyle gelen bu kararı bugün sizlerle paylaşıyorum. Öncelikle hatırlatmalıyım ki, konuların çoğu uzun tartışmalarla ve hukuki tartışmalarla Türkiye’nin gündeminde yer almıştır; ben de aynı açıdan bakıp önceki duruşumdan sapmadım. Düşüncelerimde değişen tek şey, kararlara daha da netlik kazandırmaktır.
Bir partili olarak taşıdığım sorumluluğun gereğini yerine getirmek için; kimliğinizin hak ettiği saygıyı, güveninizi boşa çıkarmayacak şekilde temsil etmek temel hedefim oldu. CHP’yle ilişkimin incinmemesi adına şimdiye kadar gayretle çalıştım; Ankara’da sınırsız şeffaflık, hesap verebilirlik ve halkın parasını yine halk için kullanma prensibini hayata geçirmek için adımlar attık. Bundan sonra da aynı ilkelerin peşinden gideceğim; verilen oylar ve katkılar için teşekkür borcumu sürdürüyorum.
Bugün aynı zamanda siyasi hedeflerin ötesinde bir sorumluluk mesajı taşıyor. Türkiye’nin demokratik dinamiklerinde tekhedefli rekabetin değil, ortak ilkelere dayanarak ilerlemenin gerekliliğini sık sık vurguladım. CHP içinde ortaya çıkan farklı görüşlerin, partiyi ve demokratik siyaseti olumsuz etkilememesi için çalıştım ve çalışmaya devam edeceğim. Açıktır ki, partimden ayrılıyorum ve bağımsız olarak yoluma devam edeceğim. Buna rağmen, önceki işbirlikçilerime ve destek veren herkese teşekkürlerimi sunuyorum; dostluklarımızı siyasi tercihler ayrıştırmamalı.
Vatandaşlarımızın siyasete güveninin zedelendiğini kabul etmekle birlikte, bu güveni yeniden inşa etmek bizi sorumlu tutuyor. İnsanlar oy verirken yalnızca bir adaya değil, bir iradeye destek verirler; bu irade saygıyla karşılanmalı ve oyların arkasındaki niyetler gözetilmelidir. Bu yüzden, seçmenin iradesine olan sadakat en önemli ilkedir; onu, kişisel hesaplarla başka bir yere taşımak asla kabul edilemez. Bugünden itibaren de bağımsız olarak yürümeme kararımın hedefi açıktır: Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak, hangi siyasi görüşten olursa olsun tüm Ankaralılara aynı duyarlılık ve hizmet anlayışıyla yaklaşmaya devam edeceğim. Belediye başkanlığı, bir kariyer basamağı değil; millete verilen emanetin onurudur. Makamlar geçici olabilir; ancak milletin emanete olan güveni ve sadakati sarsılmamalı. Şu ana kadar nasıl bir sahipleniş gösterdiysem, bundan sonra da aynı bağlılıkla hareket edeceğim. Bu kararın tüm sorumluluğu bana ait olup, takdir yine Aziz milletimizin olacaktır.