Adana’da beslenme alışkanlıklarının sağlık üzerindeki etkileri ve obezite riski: yerel alışkanlıkları analiz eden kapsamlı bir rehber.

Adana’da obezite oranlarının ülke genelinde üst sıralarda yer aldığı biliniyor. Kentin bazı bölgelerinde belirgin olan yoğun et ve sakatat tüketimi, günlük enerji alımını tek öğünde toplama eğilimiyle birleşince metabolik hastalık risklerini artırabiliyor. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Balcalı Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gamze Akkuş bu konuyla ilgili dikkat çekici açıklamalarda bulundu.
“Adana’da sabahları ciğerle başlayan güne karşılık, öğünlerde kebap ağırlıklı beslenme ve geceleri de sakatat tüketimi, şehir için karakteristik bir görüntü oluştursa da bu durum hem lezzetli olduğu kadar riskli de olabilir. Özellikle bu yaklaşımın, Adana’yı metabolik hastalıklar açısından en çok etkilenen illerden biri yapması muhtemel,” ifadelerini paylaştı.
Günlük kalori dengesinin önemi üzerinde duran Akkuş, et ürünleri ile karbonhidratları bir arada tüketmenin bazı bireylerde geri dönüştürülemez sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti. Özellikle hareketsiz yaşam tarzı ile yüksek kalori içeren bu tür gıdaların kombinasyonu, gün içinde alınan kaloriyi tek öğünde toparlayarak kilo ve glisemik kontrolü bozabiliyor.
Tansiyon ve tuz tüketimi konusunda da uyarıda bulunan uzman, sakatatların yüksek tuz içeriği nedeniyle tansiyon hastalarının risk altında olduğunu vurguladı. Normalde önerilen tuz miktarının üzerinde tüketilmesi, tansiyon yükselmelerine yol açabilir. Akşam saatlerinde gerçekleştirilen atıştırmalıklar ise çoğu kez önemsiz gibi görünse de günlük kalori yükünü artırıyor. Gün içindeki düzenli beslenmeyi bazı hasta grupları için tamamen kaldırmak ya da uzatmak, bazen olumlu sonuçlar doğurabiliyor; fakat bu strateji her hasta için geçerli olmayabilir.”
(DHA)