28 Şubat’ın etkileri: Milli iradenin özgürlükler üzerindeki sonuçlarını derinlemesine inceleyen aydınlatıcı bir değerlendirme.

28 Şubat sürecinin bugün de yankılarını hissettirdiğini vurgulayan Kurtulmuş, o dönemde askeri ve sivil vesayet güçlerinin milli iradenin üzerinde baskı kurma girişimlerini hatırlatıyor. Bu dönem, inanç hürriyetinin kısıtlandığı bir dönemi hatırlatır nitelikte olarak kayıtlara geçmiştir.
Türkiye demokrasisinin geçmişin yanlışlarıyla yüzleşebilmesi ve dersler çıkarabilmesi halinde daha da güçlendiğini ifade eden Kurtulmuş, meşruiyet kaynağının yalnızca milli irade olduğunun altını çiziyor. Şunları vurguluyor: Devletin tüm kurumları, vatandaşın kimliği, kıyafeti, kanaati ya da yaşam tarzı üzerinden dışlanmadan işleyişini sürdürmelidir. Toplumsal barışın temeli ise farklılıklarımızı çatışma yerine ortak zenginlik olarak görmekten geçiyor.
Bugünün görevi, adalet duygusunu güçlendiren, milli hassasiyetleri koruyan ve özgürlükleri genişleten bir zemini kararlılıkla büyütmektir. Artık ülkenin geleceğinde aynı tür müdahalelerin veya vesayet odaklarının yeri yoktur. Milletimiz, her türlü darbe girişimine karşı omuz omuza durarak kardeşlik ve dayanışma ruhuyla geleceği inşa etmeye devam edecektir.
28 Şubat’a yol açan haksızlıkların yükünü taşıyan mağdurları saygıyla anıyor, benzer acıların tekrarlanmaması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğimizi ifade ediyorum.