Süphan Dağı eteğinde 230 nüfuslu Kışkılı Mahallesi’nde kar altında yaşayan stratejik hayvancılık hikayesi

Kışkılı Mahallesi, Türkiye’nin en yüksek yerleşim yerlerinden biri olarak Süphan Dağı’nın eteklerinde yer alıyor. Burada 40 hanede yaşayan yaklaşık 230 kişi, uzun süren ve çetinleşen kış koşullarıyla mücadele etmek zorunda kalıyor. Rakımın yüksekliği nedeniyle kar kalınlığı sık sık mahalleyi adeta bir buz tabakasına dönüştürüyor ve günlük yaşamın büyük kısmını karla başa çıkmak oluşturuyor.
Mahalle sakinleri, yağışların yoğun olduğu dönemlerde hayvanlarına bakmayı ve kar temizliğini birincil görevleri olarak görüyor. Kar örtüsünün altında kalan yem kaynaklarını bulup sırtlarına yüklenen köylüler, hayvanlarını beslemek için harekete geçiyor ve soğuk havada bile işlerini aksatmıyorlar. Özellikle bahçeler ve ahırlar, karla kapandığı için temizleme çalışmaları günlük rutine dönüşüyor.
Vefa Çokyaman, mahalleden yükselen kar fırtınalarının yaşamı ne kadar zorlaştırdığına dair deneyimlerini paylaşıyor: “Burada Antarktika’nın kışı yaşanıyor desek yeridir.” Mahalle halkı, hayvancılığı sürdürmenin başka bir seçenek olmadığını vurguluyor ve nisan ayına kadar hayvanlarını yaylaya götürmeyi planlıyor. Bu süreçte yem ve ot temini için maliyetlerde artış yaşanıyor.
Besicilerden Ömer Çokyaman ise yüksek rakım nedeniyle kışın zorluklarını açıkça dile getiriyor: sabah işe başlamadan önce hayvanlar için yem ve su hazırlıkları yapılıyor, su kaynakları donabiliyor ve kar altında kalan ot/yeşillikler temizlenmek zorunda kalıyor. Kar yağışı kalınlaştıkça evlerin, ahırların ve pencerelerin önü de karla doluyor; bu yüzden sürekli temizliğe ihtiyaç duyuluyor. Hava koşulları aynı zamanda günlük yaşamı ve maliyetleri olumsuz etkiliyor.