Soğuk gecede emanet, depremzedeye verilen montun dokunaklı hikayesi ve askerlerin fedakarlığıyla umut dolu bir anı anlatıyor.

Hatay’da, deprem felaketinin en ağır darbelerini yaşayan kentlerden biri olarak öne çıktı. Binlerce yapının yıkıldığı bu süreçte, bir aileye ait hayatlar feda olurken, bir ananın enkazdan çıkarılmasının ardından yaşananlar da büyük yankı uyandırdı. 19 yaşındaki Beliz Aydın’ın annesi ve ağabeyiyle ilişkisi, deprem sonrası yaşanan zorlukların ve dayanışmanın en çarpıcı örneklerinden birine dönüştü. Enkaz altında saklı duran bir mont, belirsizliğin içinde umut ışığı oldu ve Türkiye gündemine oturdu. Montu bulan ve emanet eden kişi, Emekli Albay Raşit Çelik olarak ortaya çıktı; montun gerçek sahibine ulaşması ise uzun bir sürecin ardından gerçekleşti.
Milli Savunma Bakanlığı’nın düzenlediği programla, emanetin sahibi olan Çelik, olay sonrası Beliz ile buluştu. Buluşma anları duygusal bir hava içinde geçti ve Beliz, montunun kendisini koruduğunu ifade etti. “Üstümdeki mont beni güvende tuttu.” sözleriyle yaşananları özetleyen Beliz, kimsenin ona inanmadığını, bazı insanların halüsinasyon gördüğünü düşündüğünü anlattı. Ancak o anlar, tek başına kalmanın korkusunu kırdı ve güç verdi.
Bir diğer önemli an ise “Üniformamız çok kıymetli” mesajıyla kendini gösterdi. Emekli Albay Çelik, deprem anından itibaren Mehmetçiğin yardıma koştuğunu ve görevinin neyse onu yerine getirdiğini belirtti. Sözlerinde, orada olan herkesin canını riske atarak vatandaşları kurtarmaya çalıştığını vurguladı. Parkayı verme nedeni olarak, kardeşi ve annesinin güvenliğini önceliklendirme fikriyle hareket ettiklerini ifade etti.
Yaşananların merkezinde iki kardeşten biri olan Abdurrahman Çelik de, enkaz altında yaşamını sürdüren ve iki bacağa malul kalan ağabey olarak konuştu. Röportajlar için isminin kullanılması konusunda tereddüt etse de, ailesinin yanında olduğunu ve askerlerin yardım çabalarının karşılıksız olmadığını dile getirdi. Askerlerin canlarını hiçe sayarak kurtarma çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti.
Bu olaylar, deprem sonrasında toplumun dayanışma ve fedakarlık duygusunun simgesel bir göstergesini oluşturdu. Bir montun güven veren değeri, emanetin sahibinin hatıralarında yaşatıldı ve milletin askerleriyle kurduğu güven bağı bir kez daha hatırlandı.