Kırık Basamaklar: Kadınların kariyerdeki ilk adımlarında destek ve erişim sorunlarını ele alan etkili rehber; motivasyon, haklar ve pratik çözümler sunar.

Giriş basamağında kadınların karşılaştığı destek eksikliği, sonraki yıllarda liderlik yolunda ciddi bir sınırlayıcı etken olarak karşımıza çıkıyor. Raporlar, 2025 itibarıyla firmaların sadece yarısından fazlasının kadınların kariyer gelişimini öncelikli konu olarak gördüğünü gösteriyor. Farklılık ve kapsayıcılık söylemleri sürüyor olsa da, somut uygulamalardaki yetersizlikler, özellikle kadın liderlik programlarının geri çekilmesiyle belirginleşiyor. Bu eğilim, 2026 ve sonrası için kurumsal risk olarak tanımlanıyor. Kadınların terfi etmek isteme oranları, erkeklerle karşılaştırıldığında yüksek olsa da fark bu isteğin kaynağında yatan destek seviyesindeki farktan kaynaklanıyor. Kadınlar mentorluk ve yönetsel destek aldığında, terfi dürtüsü ile ilgili fark tamamen kapanıyor. Bir başka ifadeyle, mesele istek değil, kurumsal destek mekanizmalarının yetersizliğinden doğuyor.
Giriş seviyesinde durum ise açıkça belirgin: kadınların yalnızca %31’i üst düzey bir liderin desteğine sahipken, bu oran erkekler için %45 olarak kaydediliyor. Bu başlangıç farkı, kariyerin en başında kalıcı bir eşitsizliğin temelini oluşturuyor.
Sorun zirvede değil Gilda&Partners Consulting Kurucu Ortağı Jilda Bal, rapordaki bulguların zorlukların bireysel değil, yapısal olduğuna işaret ettiğini söylüyor. Kariyerin ilk yıllarında yaşanan destek eksikliğinin, sadece terfi hızını etkilemekle kalmayıp, sonraki yıllarda liderlik deneyiminin sürekliliğini de etkilediğini anlatıyor. “Kırılma, üst kademelerde aniden ortaya çıkmıyor; başlangıçtaki destek ya da eksikliği, yıllar sonra kimin liderlik masasında oturacağını belirliyor.” Bal, bu yapısel sorunun zamanla daha ağır bir tabloya dönüştüğüne dikkat çekiyor ve 2026’nın, kariyer gelişimini sahiplenmeyen kurumlar için yetenek kaybı ve sürdürülebilirlik açısından bir eşik olacağını vurguluyor.
Ekonomik fırsatta da eşitlik yok Dünya Bankası’nın raporlarına göre, kadınlar için eşit ekonomik fırsatların dünya genelinde yalnızca yarı oranında uygulanabildiğini ve kadınların yalnızca %4’ünün tam yasal eşitlik sağlayan ekonomilerde yaşadığını görüyoruz. Rapor, 10 temel alanda kadınların ekonomik katılımını değerlendirirken, yasa ve uygulamaların uyum düzeyinin önemli bir sınırlama olduğunu gösteriyor. Hükümetler ve işverenler, kadınların ekonomik büyümeye katılımını desteklemesi gereken siyasetler üzerinde daha etkili adımlar atmalıdır.
İstikrarlı çalışma için zorluklar Kadınların çoğunluğunun, neredeyse tüm ekonomilerde erkeklerle eşit koşullarla iş kurabildiğini belirtmesiyle birlikte, krediye erişimdeki adil yaklaşım hala eksik. Çocuk bakımı için uygun fiyatlı ve güvenilir çözümler, annelerin daha verimli çalışabilmesini sağlayan en güçlü belirleyicilerden biri olarak öne çıkıyor. Ancak 190 ekonomi içinde ailelere mali veya vergi desteği sağlayan yasaların uygulanması ülke bazında farklılık gösteriyor; sadece yüzde 30’unun ilgili politikaları yürürlükte tuttuğu görülüyor. Düşük gelirli ekonomilerde bu destekler neredeyse hiç mevcut değil.