Kimlik hırsızlığına ruhsal çözümlerle yaklaşan Gizem Y.’nin yaşadığı süreçler, hukuki tartışmalar ve güvenliğe dair ipuçları.

Gizem Y., Samsun’da düzenlenen bir uyuşturucu operasyonunda kimlik bilgilerinin başkası tarafından ele geçirildiğini öğrendi. Kendisine atfedilen suçlardan önce pek çok dava yaşamış olan genç kadının şimdi yeni bir soruşturmayla yüzleştiği bildiriliyor. Evine gelen tebligatta, Samsun’da gerçekleşen olaylar ve adli kontrol şartları yer alırken, Gizem Y. kendisini hiç Samsun’da bulunmadığını ve kimseyi tanımadığını ifade ediyor. Bu süreçte psikolojik olarak zorlandığını ve üniversite eğitimine ara vermek zorunda kaldığını açıklıyor.
Üniversite öğrencisinin kimlik bilgileri kisletici bir olay olarak karşımıza çıkıyor. Gemlik’te yaşayan K.D. (18), Gizem Y.’nin kimlik bilgilerini ele geçirerek kendisini Gizem Y. olarak tanıtarak T.C. kimlik numarasını eline geçiriyor. Bu durum, İstanbul’da süren farklı suç dosyalarıyla bağlantılı olarak dikkat çekiyor. Mahkeme celbiyle açılan soruşturmada Gizem Y.’nin adının geçmişte hırsızlık ve çocuk istismarı gibi suç dosyalarıyla anıldığı belirtiliyor.
Kabılları kabul etmesiyle beraat iddiaları olarak adlandırılan süreçte, avukat Kemal Kapar’ın ifadesine göre, Gizem Y.’nin bazı suçlardan kaydının bulunduğu ve Marmara Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu görüldüğü bilgisi ortaya çıktı. Ancak Gizem Y., psikolojik sorunlar ve çaresizlik nedeniyle üniversite eğitimine ara verdiğini belirtti. Duruşmalara SEGBİS ile katılan Gizem Y., duruşmada suçlamaları reddetse de, sanık olarak yer alan K.D.’nin itirafıyla beraat elde ettiğini kaydetti.
Kimlik bilgilerinin çalındığı iddiası ile bir başka olay da İstanbul’da meydana geldi. Toplu taşıma araçlarında çıkan tartışmada, Gizem Y.’nin kimlik bilgileriyle karşı tarafın şikayette bulunması, dosyada yeni bir boyut yarattı. Şu ana kadar toplam 6 davadan söz ediliyor ve bunlardan 4’ünde beraat eden Gizem Y., en son olarak uyuşturucu kullanma dosyası nedeniyle bir soruşturmayla karşı karşıya kaldı. Olayla ilgili savcılık sorgusunun ardından serbest bırakılan bir kişinin, Gizem Y.’nin kimlik numarasını vererek kendisini Gizem Y. olarak gösterdiği ileri sürülüyor.
Kuzeninin ihlallerinin etkileri ise Gizem Y.’nin duyarlılığıyla öne çıkıyor. Psikolojik olarak yıprandığını ifade eden Gizem Y., kuzeni tarafından kimlik bilgilerinin bir kağıda yazılarak hunharca kullanıldığı bir dönemi hatırlatıyor. Bu süreçte adli süreçler, hastane kayıtları ve kimlik kullanımıyla ilişkilendirilen olaylar çoğaldı ve 6 farklı dosya açıldı. Şu an bu dosyaların bazıları hâkim karşısında devam ediyor ve Gizem Y., bu durumun tekrarını yaşamaktan endişe duyuyor.
Gizem Y.’nin savunması ise tebligatlarda yazılı olan adli kontrol şartı ve tedavi kararlarına odaklanıyor. Kendisi hayatı boyunca Samsun’da bulunmadığını, kimseyi tanımadığını vurguluyor. Dersleriyle ilgilenmesi gereken bir dönemde adliyelerin, karakolların ve sağlık birimlerinin peş peşe geldiğini söyleyerek, bu durumun ailesi üzerinde de olumsuz etkiler yarattığını belirtiyor. Ailesi ve kendisi için bu süreçlerin sadece adli değil, psikolojik olarak da yıpratıcı olduğuna dikkat çekiyor.
Hukuki değerlendirme konusunda avukat Kapar, kimlik tespiti süreçlerinin beyana dayalı olması nedeniyle adalet sistemi için risk oluşturduğunu ifade ediyor. Ceza Genel Kurulu’nun kararları doğrultusunda, kimlik tespitinin şüpheye mahal vermeyecek şekilde yapılması gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, e-Nabız ve benzeri sağlık kayıtlarının bu tür durumlarda nasıl etkili olduğuna ilişkin endişelerini dile getiriyor.