Keller: Türkiye ekonomisi ve jeopolitik gündemde istikrarın önemi; piyasa güveni, büyüme potansiyeli ve bölgesel rolün analizi.

Keller, Dünya Ekonomik Forumu Davos’a ilişkin AA muhabirine Türkiye ekonomisi ve küresel gelişmeler ışığında değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin büyüme dinamiklerinin genelde beklentilerin ötesinde hareket ettiğini ifade eden uzman, enflasyonu düşürmeyi hedefleyen TCMB politikasının bu süreçte kritik bir rol oynadığını söyledi. Enflasyonun bu yıl boyunca düşüş eğilimini sürdürmesini beklediğini belirten Keller, Merkez Bankası’nın kararlarını enflasyon yönelimlerine göre ayarladığını ve yatırımcı güveninin buna bağlı olarak şekillendiğini vurguladı. Böylece reel faizin belirli bir seviyede kalacağı öngörülebilir; bu da yatırımları cazip kılıyor.
Keller, istikrar programının sürmesi ve güvenilirliğin yeniden tesis edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti. Merkez Bankası güvenilirliğini geri kazanma konusunda iyi bir performans sergiliyor diye ekledi. Küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde Türkiye’nin belirsizlikle mücadelede önde gelen ülkelerden biri olduğunu belirten Keller, uzun süredir Avrupa, Çin veya Rusya gibi faktörlerle negatif odaktan uzak durmanın ve dengeli bir politikanın bu süreçten faydalanmaya yardımcı olduğunu söyledi. Ayrıca Avrupa’nın yatırım iştahını artırması halinde Türkiye’nin bundan olumlu etkilenebileceğini vurguladı.
DİKKATLER TRUMP’IN DAVOS KONUŞMASINDA Keller, jeopolitik gerilimlerin küresel ekonomide belirleyici etkileri olduğunu ifade ederek, Trump’ın Davos konuşmasının piyasalar ve reel ekonomi üzerinde önemli sonuçlar doğuracağını belirtti. Trump’ın mesajlarını tahmin etmenin zor olduğunu söyleyen Keller, Grönland konusundaki duruşun net olmasını beklediğini belirtti. ABD iç ekonomisi ve alım gücü politikalarının nasıl şekilleneceğini tartışan Keller, Davos’taki yatırımcı çağrısının da bu bağlamda görüldüğünü ifade etti. Ülke ekonomisinin büyümesinin bir parça yavaşlayabileceğini ancak %2’nin üzerinde kalacağını öngördüklerini aktardı.
AVRUPA-ABD ARASINDA GRÖNLAND GERİLİMİ Keller, ABD ile Avrupa arasında Grönland meselesinin gerilimini artırması halinde 1 Şubat’tan itibaren uygulanması planlanan %10’luk gümrük vergilerinin karşılıklı misillemelere yol açabileceğini belirtti. Avrupa’nın yaklaşık 90 milyar dolarlık ABD malına vergi uygulamasını önceden duyurduğunu hatırlatan Keller, bu süreçte Avrupa’nın ticari politikalarını daha entegre bir biçimde ele almasının kritik olacağını ifade etti. Avrupa’nın reformları hızlandırması halinde uzun vadede olumlu dinamikler yaratabileceğini belirtti.