Kartalkaya Yangını: 78 canın anısına adalet ve dayanışmayı hatırlatan kapsamlı haber ve açıklamalar.

Günler ve aylar geçerken, Türkiye’yi sarsan yangının üzerinden tam bir yıl geçti. Kartalkaya Kayak Merkezi’nde bulunan Grand Kartal Oteli’nde hayatını kaybeden 78 kişinin anısına düzenlenen programa, aileler ve vatandaşlar otelin önünde bir araya geldi. Olayın meydana geldiği saat olan 03.17’de alanda toplanan topluluk, kayıpların fotoğraflarının etrafında karanfil, mum ve dilek balonlarıyla anlarını tazelendi.
Yangında hayatını kaybedenlerin isimleri ve melek figürleri, otelin ön cephesine lazerle yansıtıldı. Acılı aileler ve arkadaşları, gözyaşlarına boğulurken birbirlerini teselli etti. Acılarımız hiç eksilmedi diyenler, adalet için mücadele ettiklerini ve bu süreçte yaşanan zorlukların üstesinden gelmeye çalıştıklarını paylaştılar.
“ACILARIMIZ HİÇBİR ZAMAN EKSİLMEDİ” diyen Abdurrahman Gençbay, oğlunu kaybetmiş olan bir diğer yazar için konuşmalarında, olayın ıstırabını şu sözlerle özetledi: Bir gecede karşılaştığımız bu fevkalade karanlık tablo, organize kötülükler ve hatalar sonucunda bu noktaya ulaştı. 78 canımız gitti ve bu, toplumumuza yakışmayan bir fotoğraftı. Yıllar boyunca süren yargılama sonunda alınan kararın toplum vicdanında yankı Uyandırdığını belirten Gençbay, adaletin yerini bulması için mücadelelerinin hâlâ sürdüğünü ifade etti.
“DÜŞÜNMEDİĞİMİZ, DUA ETMEDİĞİMİZ, ANMADIĞIMIZ HİÇBİR AN OLMADI” diyen Yiğit Gençbay’ın teyzesi Sibel Özdemir ise, 365 gün boyunca her anın hüzünle dolu olduğunu belirtti. Özdemir, kardeşinin hayatını kaybettiğini ve bununla yüzleşmenin ne kadar zor olduğunun altını çizdi. Otelde mahsus kurtarma çalışmaları sırasında hayatını kaybedenler arasında bulunan gençler için de afişler ve anma düzenekleri kuruldu.
Yaşanan trajediye tanıklık eden Oktay Akişli, ailesinin her şeyini kaybettiklerini ifade ederek, “Bundan sonra da adalet için mücadeleden vazgeçmeyeceğiz” dedi. Aişli, mezarlarını kendi elleriyle temizlediğini ve bugün de adaletin peşini bırakmama kararlılığında olduğunu belirtti. Ailelere destek için İstanbul’dan gelen Can Kaya ise, Tolstoy’un sözünü anımsatarak, acıyı paylaşmanın insanlığı insan yapan yönleri olduğunu vurguladı.
“MAALESEF Kİ KOCAM O CEHENNEMİ YAŞADI” başlığı altında konuşan Menşure Akişli, manevi kızı Mina ile eşi Şenol Akişli’yi kaybetmenin ağırlığını paylaştı. Koca eşinin yaşadığı korkunç anları hatırlatan Akişli, itfaiyenin defalarca arandığını ancak eşinin uyanmaması nedeniyle derin bir üzüntü içinde kaldıklarını ifade etti. Yaşananlar, ailenin paylaştığı kelimelerle anılara dönüştü ve kalanlar için adalet arayışının sürmesi gerektiğini yinelerken, trajedinin yarattığı izlerin silemez olduğuna vurgu yapıldı.