Jandarma Özel Asayiş Komutanlığı’nın fedakarlığı ve güvenlik mektebiyle ulusal gücün temel taşı…

Güncel buluşmada, Çiftçi, jandarma personeliyle iftarını paylaştığı anlarda, huzur ve emniyet için mesai kavramını yaşam felsefesi edinmiş kahramanlarla bir arada olmanın kendisine verdiği memnuniyeti dile getirdi. Jandarmanın tarihsel rolü, devletin düzen ve adalet arayışının somut bir aynası olarak vurgulandı; töre olarak adlandırılan yazısız kuralların, toplumun istikrarını nasıl temellendirdiğini anlattı.
İşte jandarma, asırlar boyunca o nizam ve adalet anlayışının bugüne taşıdığı mirastır sözleriyle, Göktürklerden itibaren kolluk kuvvetlerinin evrimini özetleyen konuşmacı, Karahanlılar ve Candarlar üzerinden devlet yönetim yapılarında güvenlik kavramlarının nasıl şekillendiğini hatırlattı. Jandarmanın tarihsel görevi sadece asayiş tedbirleriyle sınırlı kalmayıp, vatanın bütünlüğünü de koruma sorumluluğunu üstlendiğini ifade etti.
Birinci Dünya Savaşı ve Milli Mücadele dönemlerinde cephedeki varlığına vurgu yapan Çiftçi, Cumhuriyet sonrası hukuki ve kurumsal altyapının güç kazandığını belirtti. Kıbrıs Barış Harekatı’ndan itibaren görev şevkini sürdürdüğünü ve terörle mücadeledeki kritik rolünü yeniden pekiştirdi. “ORTAYA KOYDUĞU FEDAKARLIKLA MİLLETİMİZİN HAFIZASINA KAZINMIŞTIR” ifadesiyle, JÖAK’ın 1 Eylül 1999’da Güvercinlik’te kurulduğu günün milletin gönlünde özel bir yer edindiğini vurguladı.
Ocak, arama-kurtarma ve özel operasyonlardan KBRN görevlerine kadar geniş bir yelpazede, yüksek hazırlık ve disiplinle çalıştıklarına işaret eden Çiftçi, JAK timlerinin afet anlarında da devletin yardım elini temsil ettiğini söyledi. Milletin güvenliği için verilen emanetin ehline teslim edilmesi gerektiğini belirten ifadelerle, bu kurumun güvenlik hafızasındaki yerini pekiştirdi.
SAVUNMA SANAYİSİNİN ULAŞTIGI SEVIYE, SAHADAKİ GÜÇLERİNE STRATEJİK ÜSTÜNLÜK KAZANDIRIYOR İçişleri Bakanı, jandarmanın vatanın emniyetini sağlayan bir vakar çizgisiyle hareket ettiğini vurgulayarak, “Emanet ehline verilir, duasıyla korunur” ifadesiyle görevin bir makam meselesi değil emanete bağlı bir görev olduğunu belirtti. Türkiye’nin savunma sanayisinde gelinen nokta, dışa bağımlılığın azaltılması ve kendi kendine yeterlilik hedefiyle ileri bir aşamaya ulaştığını vurgulayan Çiftçi, bunun milli güvenliğin temel direklerinden olduğunu ifade etti.
Erdoğan liderliğinde, savunma sanayisinin elde ettiği ilerlemenin bağımsızlığı ve milli bekanı güçlendirdiğini söyleyen Çiftçi, yerli ve milli sistemlerin hız, hassasiyet ve istihbarat kapasitesini artırdığını, sahadaki operasyonel etkinliği yükselttiğini belirtti. Terörle mücadeleden organize suçlara, uyuşturucudan siber tehditlere kadar pek çok alanda elde edilen üstünlük, jandarmanın köklü tecrübesi ve yüksek görev bilinci ile birleştiğinde, ülkenin sahada inisiyatifi elinde tuttuğunu gösterdi.
Türkiye Yüzyılı vizyonunun güvenlik cephesindeki somut göstergesi olarak nitelendirilen bu tablo, güçlü ekonomi kadar güçlü güvenlik gerektirir. Savunma sanayisinin milli hamlesi ile jandarmanın fedakarlığı yan yana durduğunda, milletin huzuru için gerekli olan caydırıcılık ve dayanışma da güç kazanmaktadır. Şehitler ve gaziler, bu ortak gücün en somut örnekleridir; onların emaneti ise birlik ve devlet ciddiyetiyle korunmaktadır.
JANDARMA GENEL KOMUTANI ÇARDAKCI’NIN KONUŞMASI bölümünde ise jandarmanın gece-gündüz demeden görev yapmasının milleti için temel hizmet olduğunu anlatan Çardakcı, istihbarat kapasiteleri ve teknik donanımlarını sürekli geliştirdiklerini söyledi. Şehitlerin emaneti bilinciyle hareket eden güçlerin, suç örgütlerinin hareket alanını daraltma ve yasa dışı faaliyetlerle mücadelede kararlı olduğuna vurgu yaptı.