İstanbul’daki cinayet davasında tutukluların ağırlaştırılmış müebbet talebi ve kararını özetleyen güncel analiz.

Türkiye’ye 28 Aralık’ta giriş yapan Sayyora Ergashaliyeva’nın kaybı, ailesinin ihbarı üzerine başlatılan soruşturmayla gün yüzüne çıktı. İncelemeler, Sayyora’nın Özbekistan uyruklu Durdona Khakımova’nın öldürüldüğü evde konakladığını ortaya koydu. Kamera kayıtları, 23 Ocak’ta eve giren Sayyora’nın ardından Dilshod Turdimurotov ile Gofurjon Kamalkhodjaev’in de aynı adrese giriş yaptığını gösterdi. 24 Ocak’ta şüphelilerin evden defalarca siyah çöp poşetleriyle çıktıkları ve beyaz renkli bir valizle ayrıldıkları tespit edildi. Şüphelilerin Fatih’e geldikleri, valizdeki parçaları bir çöp konteynerine atıp daha sonra Yenikapı Marmaray İstasyonu’na yürüyerek geçtikleri belirlendi.
Soruşturma kapsamında, Durdona Khakımova cinayeti nedeniyle tutuklu bulunan her iki sanıkla yapılan görüşmelerde, Sayyora Ergashaliyeva’nın 23 Ocak’ta aynı evde kesici aletle öldürüldüğü ve bedeninin parçalanarak İstanbul’un farklı ilçelerindeki çöp konteynerlerine atıldığı bilgisi ortaya çıktı. Anadolu 17’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanıklar ile avukatları ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı hazır bulundu. ‘SAYYORA’YI TEK BAŞIMA ÖLDÜRDÜM başlığıyla verilen savunmada, Gofurjon Kamalkhodjaev, Sayyora’nın dini nikahla kendisinin eşi olduğunu ileri sürerek “Sayyora’yı aldattığı için namus meselesiyle öldürdüm. Olayı tek başıma gerçekleştirdim; başka kimsenin yardımı olmadı. Sayyora’yı öldürdükten sonra cesedi evdeydi. Battaniye ve elbiseleri poşetlere koyup götürdüm, ancak cesedi parçalamadım” dedi. Ayrıca Durdona ile ilgili olarak bir yardımı olmadığını savundu.
“EN AĞIR CEZAYI HAK EDİYORUM” ifadesini veren Dilshod Turdimurotov ise yalnızca Durdona’yı namus meselesi yüzünden öldürdüğünü kabul etti ve cesedi parçaladığını söyledi; pişman olduğunu, yaptıklarının hesabını vereceğini belirtti. Müşteki olarak dinlenen Erhan Dursun ise Durdona Khakımova’nın dini nikahla eşi olduğunu, maktulün resmi nikahlı biriyle evli olduğunu ifade etti. Mahkeme başkanı, resmi nikah konusunu hatırlatarak davanın müşteki sıfatıyla dinlenmenin mümkün olmadığını belirtti.
Savcılık, iki sanığın da “Kişinin ölmesinden yararlanarak konutta hırsızlık” suçundan iki kez 7’şer yıl, ayrıca “Tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme” suçundan da iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları verilmesini talep etti. Mahkeme, kararında her iki sanığa toplamda iki kez ağırlaştırılmış müebbet ve her biri için 7’şer yıl olmak üzere konut hırsızlığı cezalarını hükmetti. İddianamede ise sanıklar hakkında her iki suç için ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis ve 5 ile 10 yıl arasında değişen cezalar öngörülüyordu.