İsrailli yönetmenlerin ifade özgürlüğü için ortak bildiri ve NAZA belgesinin etkisini, sinema ve ifade özgürlüğü bağlamında inceleyen kapsamlı bir analiz.

Dünyaca ünlü isimlerden oluşan bir grup İsrailli yönetmen ve sinemacı, ifade özgürlüğünü savunmak amacıyla ortak bir bildiriye imza attı. Aralarında Ari Folman, Michal Aviad, Shlomi Elkabetz ve Ran Tal gibi isimler bulunan 200’den fazla sinemacı, meslektaşlarının yanında durdu ve bildiride sanat ile gazeteciliğin topluma ayna tutma görevi taşıdığı vurgusunu bir kez daha dile getirdi.
Belgeselde yer alan iddialar, Gazze katliam mekanizması ifadesiyle özetlendi ve bu süreçle ilgili çeşitli tepkiler ortaya çıktı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun NAZA için bir video yayımlayarak “bu şok edici” sözlerini sarf etmesi, küresel antisemitik kışkırtmaya karşı mücadele hissiyatını gündeme taşıdı. Kültür Bakanı Miki Zohar ise Abraham ile Szor’un vatandaşlıktan çıkarılması üzere çağrıda bulunarak onları devlete ihanetle suçladı.
NAZA adlı belgesel, İsrail ordusu ve istihbaratında görev yapan 24 tanığın anlattıklarıyla gizli ekipler tarafından hedeflerin belirlenmesinin ve yapay zekânın bu süreçte kullanılmasının altını çiziyor. Yapılan anlatımlar, sivil kayıpların beklenenden yüksek olabileceğini de içeriyor; buna karşın İsrail ordusu, belgeseldeki bazı gerçekleri reddetti.
“Neden ölümleri görmezden geldiniz?” sorusu, belgeselin yönetmenlerinden Yuval Abraham’ın Channel 13’teki açıklamalarıyla yankı buldu. Gazeteci Raviv Drucker, Abraham’ı kaynakların kimliklerini gizlemekle eleştirdi ve kaynakların doğruluğunu kanıtlayacak somut delillerin olmadığını söyledi. Abraham ise projenin The Guardian ile yürütüldüğünü, ham görüntülerin ve kaynakların editörler tarafından özenle doğrulandığını savundu; ardından Drucker’a bu konudaki derinlemesine bir analiz yapmamasını eleştirdi.