İmamoğlu hakkındaki casusluk iddianamesi, Wickr ve FETÖ bağlarını derinlemesine inceliyor; güvenilir analiz ve güncel gelişmelerle.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürütüğü soruşturma kapsamında, Ekrem İmamoğlu ve birlikte hareket ettiği iddia edilen Hüseyin Gün ile diğer isimler hakkında hazırlanan iddianamede, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan bir ihbarın ayrıntıları ortaya kondu. Buna göre Gün’ün İsrail, İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri lehine ajanlık faaliyeti yürüttüğü öne sürülüyor ve görüşmelerinin kriptolu hatlar üzerinden sürdürüldüğü belirtiliyor.
Alaçam’ın beyanında, Gün’ün yurtdışındaki karışıklıkları finanse ettiği ve Türkiye’deki seçim süreçlerine müdahaleye yönelik propaganda için aktarımlar yaptığı iddia ediliyor. İhbar doğrultusunda savcılığa çağrılan Alaçam, Gün’e ait çok sayıda dijital materyal ile kriptolu telefonların kendisine teslim edildiğini ifade etti. Bu materyallerin incelemesi sonucunda, kripto para tabanlı Wickr adlı uygulamanın terör örgütleri ve uluslararası casusluk çevrelerinde sıkça kullanıldığına işaret eden bulgular elde edildi.
İddianamede, Gün’ün dijital içeriklerinde Seher Ercili Alaçam ve Gün’ün birlikte çekildiği fotoğraflar ile Wickr ve WhatsApp üzerinden irtibat kurduğu belirtiliyor. Masak incelemelerinde, Gün’ün hesaplarında yurt içi ve yurt dışı büyük para transferleri gözlemlenmiş ve nakit olarak 85 milyon liraya kadar çıkan hareketler raporlanmıştır; bu miktarın alım-satım kayıtlarıyla ilişkilendirilmediği kaydediliyor.
Elektronik materyallerde, Hazim10000 adlı bir sosyal medya hesabı ve onun bağlantılı şemaları ile Ansarsharia.blogspot.com sitesinde terör örgütü DEAŞ simgesi ve ilişkili içeriklerin yer aldığı ifade ediliyor. Ayrıca REDHACK olarak nitelendirilen hacker grubunun paylaşımlarına dair görsellerin bulunduğu bildiriliyor.
Gün’ün telefonlarındaki incemeler sonucunda, pasaport fotoğrafları gibi farklı ülkelerden vatandaşlara ait görsellerin bulunduğu ve bu kişiler arasında Yehouda Shennav adında İsrailli bir sosyolog ve eleştirel teorisyen olarak tanımlanan bir kişinin Ağustos 2019’da Türkiye’de hareket ettiği bilgileri tespit edilmiştir. Ayrıca bu kişinin Mizrahi Demokratik Gökkuşağı Koalisyonu ile ilişkili olduğuna dair teyide muhtaç bilgiler yer almaktadır.
İddianamede, Hüseyin Gün’ün terör örgütü FETÖ/PDY ile ilişkili hassas belgeler üzerinde çalıştığına dair görsellerin bulunduğu belirtiliyor. Bu belgeler, Türkiye, ABD ve İngiltere’nin üst düzey yönetimlerinin görüşmeleri ve istihbari paylaşımlarını içerdiği iddia edilen “Kara Hücre” ve “Sublime” başlıkları altında kroniklenen dosyalarda yer alıyor. Gün’ün bu dokümanları kullanarak FETÖ’nün yurtdışında örgütlenmesine ilişkin şemalar kurduğu ve Türkiye içindeki faaliyetler ile bağlantılar kurduğu ifade ediliyor.
15 Temmuz sonrası casusluk faaliyetleri kapsamında Gün’ün bu süreçte ülkeler arası koordinasyonlar kurduğu ve SETAV gibi kuruluşlar vasıtasıyla FETÖ’nün İngiltere yapılanmasına dair içeriklerle ilişkilendirildiği belirtiliyor. Haritalarda işaretlenen noktalarda askeri ve stratejik öneme sahip konumlar gösterilmiş; bu fotoğraflarda bazı silah ve mühimmat görsellerinin bulunması, siviller tarafından temin edilmelerinin mümkün olmadığını gösteriyor.
İddianamede ayrıca, Gülen’in ABD’de tutuklanması ve iadesiyle ilgili yazışmaların da Gün tarafından temin edildiği ifade ediliyor. HTS/BAZ verilerinde özel hava aracı kullanımı veya kayıt dışı seyahatler olduğuna dair bulgular ve Shvan İbrahim Taha adlı kişinin, George Soros destekli bir hedge fonunu yönettiğine dair açık kaynaklarda teyide muhtaç bilgiler yer alıyor. Soros Vakfı’nın Türkiye’de Gezi Parkı eylemleri başta olmak üzere çeşitli olaylarda finansal faaliyetler yürüttüğünün belirtilmesi, Gün’ün bu kaynaktan faydalandığını düşündürüyor.
Orta Doğu ülkeleriyle ilgili çalışmalar kapsamında Gün’ün İngiltere Başkonsolosluğu’na sunumlar yaptığı ve Afganistan-Libya konularında iletişim ile istihbarat paylaşımı gerçekleştirdiği aktarılıyor. İddianamede, Gün’ün Piiq adlı bir şirketi ve ortağı Aaron Barr üzerinden istihbarat faaliyetlerinde bulunduğu ifadesi yer alıyor; bu şirketin adli süreçler kapsamında analizleri yönetmesiyle ilgili bir aktarma olarak değerlendirilmiş.