İdianame ve duruşma gelişmeleri: özel yetkili mahkeme ve örgüt yapısına dair kilit ayrıntılar ve analizler.

Mahkeme salonunda süreç başlamadan önce heyet, duruşmaların haftada dört gün olarak Pazartesi ve Perşembe günlerinde sürdürüleceğini belirtti. Tutuklu sanıkların savunmaları alınırken, Ekrem İmamoğlu’nun en son savunma yapacağına dair dikkat çekici bir vurgu yapıldı. Duruşma sırasında görüntü veya ses kaydı yapılması halinde sonraki oturumların izleyicisiz olması yönünde uyarı paylaşıldı.
MAHKEME BAŞKANI: “DİĞER YARGILAMALARDA SELAMLAMA KONUŞMASI OLUYOR MU?” sorusunu yöneltti. İmamoğlu’nun avukatı ise müvekkilinin arkadaşlarına selam vereceğini ifade etti ve kısa bir konuşma süresi talep etti. Ancak başkan, söz verilmesini reddetti ve sanığın söz almak istemesi üzerine mikrofon kapatıldı.
Heyet, şu anda yargılamaya başlanmadığı gerekçesiyle İmamoğlu’nun yerine geçmesini yasakladı. Taraflar arasındaki tartışmalar sürerken avukatlar ve izleyicilerden gelen tepkiler salonu geren bir atmosfer yarattı. Başkan, adil yargılama sürecinin aksatılmaması adına gerekli tedbirleri alacağını belirtti ve izleyici için salondan çıkış yönünde talimat verdi.
09 Mart 2026 tarihinde gerçekleşen oturumda, tutuklu sanıkların salona alınmasının ardından jandarma eşliğinde süreç yürütüldü. İzleyici sıralarında oturan yakınları, sanıkların alkışlarla karşılanmasına engel olmaya çalıştı; fakat jandarma bunun önüne geçti. Ekrem İmamoğlu salona en son alınan isim olarak karşılandı ve yerini aldığında diğer tutuklu sanıklar da saygı göstermek adına ayağa kalktı. Avukatlara ve bazı tutuklu sanıklara öpücükler uçuran İmamoğlu, salonda yerleşimini tamamladı.
İddianamede, İstanbul’da gerçekleşen geniş kapsamlı soruşturma kapsamında, 143 eylem için toplanan menfaatler ve kamu zararları üzerinde kapsamlı değerlendirmeler yer aldı. Yetkili makamlar, kamu kurumlarına yönelik çeşitli suçları içeren bu dosyada toplam menfaat değerini kamu zararı ve taşınmazlar üzerinden analiz etti. Ayrıca örgüt yapısının baş aktörleri ile yönetim kadrolarının kimlerden oluştuğu ve kimlerin örgüt yöneticisi olarak konumlandırıldığı ayrıntılı şekilde aktarıldı.
ÖRGÜT YÖNETİCİSİ OLARAK SIRALANAN OYNAMALAR
İddianamede, Ekrem İmamoğlu’nun örgüt elebaşılığına dair iddialar ve Fatih Keleş, Murat Ongun ile Adem Soytekin gibi isimlerin yönetimde bulunduğu belirtiliyor. Hüseyin Gün, firari konumundaki Murat Gülibrahimoğlu ve Ertan Yıldız ise casusluk çalışmaları kapsamında örgüt yönetiminde yer alan isimler olarak kayda geçti. Şemada İmamoğlu’na bağlı olarak 10 örgüt üyesinin bulunduğu ve Fatih Keleş, Murat Ongun ile Ertan Yıldız’ın belirgin konumlarda olduğu ifade ediliyor.
İddianamede, Ekrem İmamoğlu’nun çeşitli suçlardan toplamda çok sayıda yıl hapis cezasına çarptırılması istenen taleplerin bulunduğu belirtiliyor. Keleş için 556 yıl 8 ay ile 1542 yıl 8 aya kadar, Ongun için 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya, Yıldız için 86 yıldan 251 yıla kadar, Soytekin için 67 yıldan 194 yıla kadar, Gülibrahimoğlu için ise 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapis cezaları talep ediliyor. Şahin ve Çalık hakkında ise görevden uzaklaştırılan belediye başkanlarının, çeşitli suçlardan toplamda onlarca yıldan yüzlerce yıla kadar değişen cezalarla cezalandırılması isteniyor.
İddianamede, örgüt yöneticilerinin özellikle “etkin pişmanlık” hükümlerinden yararlanabileceği öngörüleri ile birlikte, bu sanıkların kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen tüm suçlardan ayrı olarak cezalandırılmalarının gerektiği vurgulanıyor. Olaylar zincirinin bu aşamasında, çeşitli bakanlıklar ve belediyelerle ilgili ihbarlar, suç örgütünün kuruluştaki rolü ve faaliyetleri ayrıntılı biçimde açıklanıyor.