IBAN dolandırıcılığında kullanılan kişinin pişmanlığı ve mahkeme sürecini derinlemesine inceleyen aydınlatıcı bir analiz.

Bir arkadaşının IBAN’ını dolandırıcılık amacıyla kullanmak istediğini anlatan M.A, bu girişimin kendisine yeni adımlar attırdığını belirtiyor. Yaklaşık 9 yıl önce başlayan süreçte hesabını veren M.A, dolandırıcılık suçlarında kullanıldığını bilmeden hareket ettiğini öne sürüyor. Banka hesabının iki ayrı olayda da gözden çıkarıldığı ve polislerin evine gelmesiyle başlayan süreç, gözaltı ve ifade süreciyle devam etti. Olaylar hakkında mahkeme kararları alındıktan sonra serbest bırakılmasıyla sonraki aşamalara geçildi.
KİMSE İŞ VERİYOR MU? Başının üzerinden geçirdiği süreçte yaşadığı hayal kırıklığını dile getiren M.A, arkadaşının yurt dışından para geleceğini söylediğini ve sorun yaşanmayacağını öne sürüyor. Bu güven telâfi edilmez bir hataya dönüştü ve hesabını kaybettiğini belirtiyor. Yaşadığı pişmanlığı şu sözlerle ifade ediyor: asgari ücretle bile iş bulmanın zorlaştığına dikkat çekiyor; iki suçtan da 4 yıl 2 ay hapis cezası aldığını, para miktarının az olmasına rağmen cezasının ağır olduğunu vurguluyor.
Bu süreçte kendisinin dolandırıcılığa teşvik edildiğini savunan M.A, ailesinden uzaklaştığını ve çevresinin ona farklı baktığını aktarıyor. Bankalarda hâlâ zorluklarla karşılaştığını ve bir iş yerine başvurduğunda hesap açtırmak için sorun yaşadığını dile getiriyor. Kendisine güvenilmemesi gerektiğini, kimsenin ona inanılmaması gerektiğini ifade eden M.A, yaşadığı sıkıntıların hayatının geri kalanında izlerini sürdüreceğini söylüyor.
Sonuç olarak, her iki dolandırıcılık olayında da aynı kart üzerinden hareket edildiğini belirtiyor ve bu durumu “pişmanlık dolu bir ders” olarak değerlendiriyor. Hayatında karşılaştığı engellerin, ona benzer durumlar yaşayanlar için uyarı niteliğinde olduğunu vurguluyor.