DOLAR
50,1577
EURO
56,0916
ALTIN
6.555,77
BIST
11.344,41
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
12°C
İstanbul
12°C
Az Bulutlu
Cumartesi Az Bulutlu
12°C
Pazar Az Bulutlu
11°C
Pazartesi Çok Bulutlu
14°C
Salı Çok Bulutlu
13°C

Gökyüzüyle Yüz Yüze: Demirel’in Notları ve Dostluklarının İzinde

Gökyüzüyle Yüz Yüze: Demirel’in Notları ve Dostluklarının İzinde; ufuk açan anılar, derin dostluklar ve ilham veren keşifler.

Gökyüzüyle Yüz Yüze: Demirel’in Notları ve Dostluklarının İzinde
01.02.2026 07:24
A+
A-

Selçuk Demirel’in günlüklerden, denemelerden ve anılardan derlediği “Gökyüzüyle Yüz Yüze” adlı seçkisi, sanatçının cebinde taşıdığı küçük defterleri gün yüzüne çıkarıyor. 1981 ile 2024 arasında biriktirdiği notlar, yazılar ve söyleşiler bir araya gelerek okura geçmişle bugün arasındaki ince bir köprü kuruyor. Bu derleme, Yaşar Kemal’den Orhan Pamuk’a, John Berger’den Komet’e kadar pek çok kültür-sanat figürünün yaşamına dair izleri de içeriyor ve dönemin düşünce iklimine ışık tutuyor.

“Gökyüzüyle Yüz Yüze” sizin için geçmişe yolculuk demek. Eski defterleri açmak neler hissettirdi? Evet, geçmişe uzanan bir yolculuk bu; ama geçmiş bir sabit değildir, bize eşlik eden canlı bir süreç olarak kalır. Hayatta her şey geride kalır mı ki? Notlar, yazılar ve söyleşiler yıllardır benimleydi; kabarmış bir arşivin fragmanlarını bu kitapta bir araya getirerek geniş bir panoramayı oluşturdum.

Yaşamınıza dokunanları anmak ve onları çevreleyen kültür dünyasının insanlarına dair izlenimler Bu kitabın odak noktalarından biri oldu. Yakın dostluklar ve tesadüfi karşılaşmalar, benim için hayatı renklendirdi. Claude Julien’in 1985’te Le Monde Diplomatique’teki işine giden yolculuğum, desenlerime gösterilen hızlı bir güven ve başlangıcın verildiği anlar, yıllar içinde süregelen bir maceraya dönüştü. 40 yıl boyunca bu gazeteye düzenli olarak desenler gönderdim ve bugün gazetenin en eski çalışanıyım. John Berger ile Nella Bielski’nin evinde kurduğumuz dostluk, Salgado ve eşiyle paylaşılan anılar amacıyla da zenginleşti; Salgado’nun dünyadan ayrılması bu zenginliğin ufuklarını genişletti.

John Berger ile ilişkinize ayrı bir başlık açmak istiyorum. Çünkü yollarınız ortak projelerle de kesişti. Berger, benim için sadece bir yazar değil, bir bakış açısıydı: dünyaya daha adil ve dikkatli bakmayı öğreten bir öğretmen. Onunla yaptığımız dört kitaplık çalışmalar bu dostluğun somut bir nişanesi olarak duruyor.

Beckett’le aynı sokakta yaşamak konusunu merak edenler için, Paris’teki hayatımın bu yönünü de anlatmak gerekir. Beckett’e dair bir dokümanter filmden anladığım kadarıyla, onunla aynı sokağı paylaştığım dönemi hatırlıyorum. Ancak hangi numarada oturduğunu Enis Batur’un paylaştığı bilgiyle öğrendim; Beckett’in bulunduğu dönemi ve yerini tekrar gündeme taşıyan bu anlar, sokağın geçmişiyle bugün arasındaki geçişi sembolize ediyordu. 20 yıl kadar önce gelen bir telefonla başlayan bu sohbet, bugün hâlâ aklımda tazelendiğini gösteriyor: Beckett’in adının geçtiği şehirde kimler yaşamıştı ve kimler bugün sanatıyla dünyayı etkiliyor?

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.