Körfez’de yükselen gerilimi diplomasiyle çözen Fidan, bölgesel istikrarı güvence altına alma çabalarını ve çok taraflı iş birliğini vurguluyor.

Birleşmiş Milletler veya uluslararası formlar üzerinden değil doğrudan bölgesel diyaloglarla ilerlenmesi gerektiğini vurgulayan Bakan
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri ziyareti sonrası basına yazılı bir değerlendirme sundu. Körfez’de savaşın birkaç hafta daha sürebileceği öngörüleriyle, ABD’nin tutumunun belirleyici olacağını ve İsrail ile ABD arasındaki karşılıklı etkileşimin ateşkes veya gerçek bir barışa ulaşımı nasıl şekillendireceğini işaret etti. Fidan, başlangıçta iki ülkenin pozisyonlarının birbirinden uzaklaştığı görüşlerinin savaş sürecini uzatabileceğini belirtti. Yanıtsız kalması muhtemel olan uzlaşma seçeneklerini ise kısa süreli bir ateşkesle müzakere başlaması yönünde değerlendirdi; bunun amacı kurduğumuz güven ve istikrarı korumaktır.
İsrail’in, savaşın mümkün olduğunca uzun sürmesini ve İran’a yönelik daha ağır darbeler içeren bir politika izlemesini sürdürebileceği ihtimali karşısında ABD’nin tutumunun belirleyici olacağını ifade eden Fidan, askeri ve sanayi hedeflerinin ortadan kaldırılmadan durdurulmasının İsrail için öncelikli bir gösterge olmaya devam ettiğini vurguladı. Suikastlerin devam ettiği bu dönemde, savaşın başlamasının ana nedeni olarak İsrail’in barış istememesi gerçeğini her platformda dile getirdiklerini belirtti.
Toplantılarla elde edilen ortak mesajlar olarak Riyad’daki görüşmede Körfez ülkelerinin, savaş sonrası bölgesel güvenlik ve ekonomik iş birliği konularını masaya yatırdıklarını kaydeden Fidan, Hürmüz Boğazı’ndan geçen enerji akışının Çin, Avrupa Birliği, Güney Kore, Japonya ve Hindistan gibi ülkelere yöneldiğini anımsattı. Bu süreçte Türkiye’nin güvenilir ve çözüm odaklı yaklaşımını sürdürdüğünü ve tarafları açıkça uyardığını vurguladı. İran’a karşı uygulanan stratejik baskı ile Körfez ülkelerinin ABD üslerinin güvenliği konusundaki taleplerinin nasıl karşılanacağı konularında net bir duruş sergilediklerini belirtti.
Koordineli uyarılar ve uzun vadeli endişeler üzerinde duran Fidan, Körfez ülkelerinin İran saldırılarına karşı kendi savunma tedbirlerini güçlü bir şekilde ifade ettiklerini söyledi. Savaşı uzatma eğilimi gösteren taraflar olduğunda, bölgenin tümünü kapsayacak geniş çaplı bir çatışmaya dönüşme riski bulunduğunu söyledi ve bu senaryonun önüne geçebilmek için tüm diplomatik kanalların kullanılmaya devam edileceğini kaydetti. İslam İşbirliği ve Avrupa Birliği gibi uluslararası platformlarda Türkiye’nin istikrar odaklı yaklaşımı ile görüşmelerin sürdürüleceğini ifade etti.
İlişkilerde istikrar ve iş birliği konusunda Türkiye’nin AB sürecindeki hedeflerinin değişmediğini belirten Fidan, AB ile iyi ilişkilerin, gümrük birliği güncellemeleri ve vize serbestisi konularında ilerletilmesi gerektiğini söyledi. Ülkeler arası iletişimin sürdürülmesi ve yasa dışı göç, terörle mücadele gibi alanlarda desteğin devam etmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca Türkiye’nin İran ve Orta Doğu’daki gelişmeler karşısında bölgesel istikrarı güçlendirmek adına gerekli adımları atacağını belirtti.