Ekonomide yeni dengeler ve Şimşek’in vizyonu; savunma‑sanayi hibrit inovasyonuyla büyüleyici bir gelecek önerisi.

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, son dönemde uygulanan dezenflasyon programının gidişatını paylaşırken küresel belirsizliklerin yeni normale dönüştüğünü ve jeopolitik gerilimlerin yaygınlaştığını vurguladı. Yapay zeka ve otonom sistemlerin, insansı robotlarla birlikte yakın gelecekte günlük yaşamın ve iş dünyasının belirleyici unsurları haline geleceğini söyledi. Şimşek bu dönüşümün tüm sektörleri etkileyeceğine dikkat çekti ve ticarette karşılaşılan sınamaların artmasıyla korumacılığın tarihsel zirvelere ulaştığını belirtti.
Birçok coğrafyada gerilimlerin sürdüğünü ve savunma harcamalarının uzun vadede yükselişe geçtiğini hatırlatan Şimşek, sanayi devrimlerinin geçmişteki hızını analiz ederken yapay zekanın dönüştürücü etkisinin çok daha hızlı olacağını ifade etti. Özellikle konfeksiyon ve liman işletmeleri gibi alanlarda yapay zeka kaynaklı fabrikaların artışını örnek gösterdi.
“Bazı kırılmaları uygulanan programa yüklemek kolaycılık olur” başlığıyla özetlenen bir katılımla, 55 ülkeden 1000 CEO’nun yer aldığı çalışmanın sonuçlarına değinen Şimşek, iş dünyasının 5 yıl içindeki teknolojik dönüşüm başlıklarını sıraladı: Yapay zeka ile bilgi işlem teknolojileri %86, robotlar ve otonom sistemler %58, enerji üretimi ve depolama ise bu sıralamanın devamını oluşturuyor.
İş dünyasının saha görüntüsünü paylaşan Şimşek, konjonktürel unsurlar ve açıklamalarla durum değerlendirmesi yapmanın haksızlık olacağını; programın başarısının ancak uygulanmasıyla görüleceğini ifade etti. Türkiye’nin jeopolitik ve jeoekonomik kırılmalara karşı nispeten daha dayanıklı bir konumda olduğuna vurgu yapan Şimşek, ihracatın büyük bölümünün serbest ticaret anlaşmalarına dayandığını ve bölgesel işbirlikleriyle Orta Asya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da etkileşimler kurduklarını belirtti.
Ulaştırma hatları ve Orta Koridor’un önemine işaret eden Şimşek, Kalkınma Yolu Projesi ile entegrasyonu güçlendirdiklerini ve yeni nesil ticaret anlaşmaları üzerinde çalıştıklarını söyledi. Kamu alımları, hizmetler ve tarımı da kapsayacak yeni nesil ticaret mutabakatlarının şu anki en kritik gündem maddelerinden biri olduğuna vurgu yaptı.
“Savunma sanayisi, Türk sanayisinde hibrit inovasyon modelinin temeli olacak” adıyla devam eden açıklamada Türkiye’nin büyüme dinamikleri ve sermaye akışları üzerinde duran Şimşek, yatırım politikalarında ülkeler arası işbirliğinin önünü açacak adımlar atılması gerektiğini belirtti. Hizmet sektöründeki avantajları, özellikle turizm, sağlık ve eğitime vurgu yaparak sürdürdüklerini ifade eden Şimşek, eğitim alanında Türkiye’nin hedeflediği büyümeye değindi ve öğrenci sayısında artış hedeflediğini söyledi.
Savunma sanayinin hibrit inovasyonun temel taşı olacağını belirten Şimşek, savunma sanayisinde yürütülen çalışmalara ilişkin rakamsal bilgiler paylaştı ve 1990’lardan bu yana elde edilen ilerlemenin 2025 itibarıyla dünyanın en büyük 10 ihracatçısı arasına girebileceğini öne sürdü. Mevcut süreçte 1400 ürünün geliştirme aşamasında olduğunu ifade eden Şimşek, bu alandaki yatırımların sanayi dönüşümünün merkezine yerleştiğini belirtti.
“Siz istemeseniz de biz, sanayide dönüşümü görüyoruz” sözleriyle ilerleyen konuşmada, fiber altyapı, internet, uzay hizmetleri ve veri merkezleri gibi alanlarda yapılan yatırımların önemine değinen Şimşek, gelecek beş yılda teknolojiyi görmezden gelmenin mümkün olmadığını ifade etti. Enflasyon hedefleriyle uyumlu, entegre bir programın uygulanmasının önemini vurgulayarak, para politikasıyla tek başına çözümlerin mümkün olmadığını belirtti.
Türkiye’nin maliye disiplini ve bütçe yönetimini güçlendirirken savunma sanayisine ve teknolojik dönüşüme yaptığı yatırımların, rekabet gücünü artıracağını söyledi. Kamu maliyesi ile özel sektör arasındaki dengelerin iyileştirilmesi gerektiğini dile getirerek, sıcak para akışını sınırlandırmaya yönelik adımların da bu kapsamda değerlendirilebileceğini belirtti.
“Enerji emtia fiyatlarında düşüş beklenmesi Türkiye’nin lehine” değerlendirmesinde, küresel konjonktürde enflasyonun düştüğünü ve enerji fiyatlarının uzun vadede gerilemesinin beklendiğini ifade eden Şimşek, bu durumun ihracatçı için olumlu bir tablo oluşturduğunu vurguladı. Türkiye’nin enflasyonla mücadelede elde ettiği kazanımların sürdürülebilirliği için verimlilik ve rekabet odaklı reformların gerekliliğini yineledi.
Geçmişteki zorluklara rağmen enflasyonun düşüş yönünde ilerlediğini ve son 50 ayın en düşük enflasyon rakamlarına yaklaş Amasında bulunduğunu söyleyen Şimşek, hedeflerin iddialı olduğunu ve dijitalleşme ile kapsayıcı büyümenin önünü açacağını ekledi.