Çelik gemi çarpışmasını inceleyen rapor: Aktif tetikleyici ve köprü üstü zafiyetinin rolünü analiz eden kapsamlı özet ve bulgular.

Raporda, 03.13 tarihinde yaşanan çarpışmanın ardından Tuğberk İmamoğlu gemisinin iskele yönünden ani bir yırtılma nedeniyle hızla batarken, ALSU gemisinde sancak bordasında hafif sıyrıklar dışında hayati bir zarar olmadığı belirtildi. Son 0.5 milde sancağa dönmenin olayın tetikleyici unsurunu oluşturduğu ifade edilirken, bu hareketin çatışmayı başlatan fiziki tetikleyici etkendiği vurgulanıyor. Ayrıca facianın temel nedeninin “Çift Taraflı Köprüüstü Disiplinsizliği ve Vardiya Standartlarının Tamamen Terk Edilmesi” ile “Durumsal Farkındalık Kaybı” olarak değerlendirildiği not düşülüyor. Raporda, Tuğberk İmamoğlu’nun AIS cihazını kapatarak yol alması ve telsiz mutabakatına aykırı olarak son 0.5 milde sancağa dönmesi, çatışmayı tetikleyen ana unsur olarak belirtiliyor; fakat felaketin kökeni, M/T ALSU’daki köprüüstü zafiyeti olarak açıklanıyor.
Gözetim eksikliği nedeniyle olay anında farkındalığın yetersiz kaldığına dikkat çekiliyor. ALSU’nun kendi emniyet protokolünde yer alan Watch Condition B kuralına uyum sağlanmış olsaydı ve köprüüstünde deneyimli bir kaptan ile ek bir gözcü bulundurulsaydı, Tuğberk İmamoğlu’nun kontrolsüz sancağa dönüşü 0.5 mil yerine 1.5–1.8 mil mesafede tespit edilerek, COLREG Kural 8 gereği hemen makineler durdurularak veya acil tornistan verilerek çatışmanın tamamen önlenebileceği veya darbe etkisinin en aza indirilebileceği ifade ediliyor. Ancak tek başına köprüüstündeki zabitin deneyimsizliği, olayın kritik eşikte karar verememesine yol açmış ve can kaybı ile kayıp faciası için kapıyı aralamış görünüyor.
Şu ana kadar Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü Gemsi Trafik Hizmetleri’nin dosyasına eklediği VTS görüntülerinde Tuğberk İmamoğlu gemisine ait bir kayıt bulunmazken, ALSU’nun ECDIS ekranında Tuğberk İmamoğlu’nun görüntüsünün görüldüğü belirtiliyor. Bu çelişkili bulgular, olayın analizinde köprü üstü güvenliği ve iletişim protokollerinin ne derece etkili olduğunun yeniden ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor.