Çanakkale’nin kaderini değiştiren Nusret Mayın Gemisi’nin sığlığa saplanışı ve Büyük Operasyonun perde arkası hakkında sürükleyici bir özet.

Çanakkale Boğazı’nda 26 mayın dökerek savaşın akışını kökten değiştiren Nusret Mayın Gemisiyle ilgili şaşırtıcı tespitler giderek gün yüzüne çıkıyor. Geminin, mayınları denize dökmeden önce Karadeniz kıyılarından uzakta, Rumeli sahilindeki Yalova Burnu ile Uzunburun mevkiinde sığlığa saplandığı ortaya kondu. Bu olay, dönemin zorluklarını ve o döneme özgü kriz yönetiminin kusursuz işleyişini net bir şekilde gösteriyor.
Karaya oturmanın zamana yaydığı etkiler Nusret’in sığlığa saplanması, 8 Mart 1915’te Erenköy Koyu’nda sahile paralel dökülen 26 mayının savaşın seyrini değiştirdiği günlerden birkaç ay önce gerçekleşti. 27 Aralık 1914 tarihinde, yaklaşık bir saatlik mesafede bulunan Yalova Burnu ve Uzunburun civarında karaya oturduğu, Çanakkale Savaşları Enstitüsü’nin araştırmaları ile netleşti. Buharlı denizcilik kayıtları, bu olayın dönemin operasyonel zorluklarını ve kriz yönetimini adeta sahneye koyduğunu gösteriyor.
Kurtarma operasyonunun büyüklüğü Sınırları zorlayan sığlıkta mahsur kalan donanmanın kurtarılması için Samsun vapuru da hızlıca bölgeye gönderildi. Alman Amiral Merten Paşa’nın koordinasyonunda yürütülen müdahale, Nusret’in 30 Aralık 1914’te (17 Kanunuevvel 1330) sığlıktan başarıyla kurtarılmasına yol açtı. Bu süreçte ivedi iletişim ve koordinasyon, düşman donanmasının boğaz geçişine karşı hayati bir engel oluşturarak savaş planlarını değiştirdi.
Toplam mayın hatları ve gemi katkısı Enstitü verilerine göre boğaz savunması kapsamında 3 Ağustos 1914 ile 11 Aralık 1915 arasında toplam 18 mayın hattı kuruldu. Nutuk niteliğindeki veriler, Nusret’in yalnızca bu hattın belirli bölümlerinde değil, özellikle 9., 12., 16. hatlarda ve meşhur 11’inci hattın sulara bırakılmasında kilit rol oynadığını işaret ediyor. Entegre çabaların bir sonucu olarak, farklı unsurların uyumlu çalışması bu başarıyı mümkün kıldı.
18 Mart Zaferi’nin tesadüflerle ilişkisi yok Tarih yazımında öngörülerin ötesinde gerçekleri dikkate almak gerektiğini vurgulayan uzmanlar, Nusret’in kazasının boğaz müdafaasının zayıf noktalarına dayanmadığını, mevcut kaynakların ne denli profesyonelce kullanıldığını ortaya koyduğunu belirtiyor. 11’inci mayın hattı Nusret üzerinden kurulan etkili bir engel olarak müttefik zırhlılarının geçişini neredeyse imkânsız hale getirdi ve kara muharebelerine geçiş kararını kaçınılmaz kıldı. 18 Mart Zaferi, bir şans ya da tesadüfün sonucu değil; Türk askerinin kararlı direnci ile Alman müttefiklerin birlikte yürüttüğü planlı çabanın sonucudur. Zaferin 111. yılında bu ortaklık ve kararlılık kutlanmaya devam ediyor.